4 Haziran 2009 Perşembe

Büyümek mi?


Büyümek mi..Hem de nasıl..

Sabahları mutfak balkonunda başlıyor artık..Rüzgar bahçedeki kuşlarla arkadaş oldu, ama az haşin..Çığlık atarak selamlıyor onları, bir de gel demek istiyor diye düşünüyoruz ki, "ğhğhbgeeeeeeeeeeel" diyor, dediği taklit edilemiyor, yazı diline ancak bu kadar yansıtılabiliyor, güzel, özgün..

Akşamüstleri ise kedi arkadaşlarıyla selamlaşıyor, alkışlarken kedileri neden bilmiyorum ama bir onlara bir bana bakıyor, ben de onun kadar heyecanlı mıyım anlamaya çalışıyor farz ediyorum ve "aaaayyyy, ne şekerrr, bak patisini yalıyor?!?!" gibi abuk sabuk, gerçekten heyecandan ne yapacağımı bilemez halde geveliyorum birşeyler...

Dalından dut yiyor bol bol, dalından dediysem kopar ye jenerasyonuna yetişemedi oğlum, benim ve babasının çocuklukta yaptığı gibi olamadı, illaki yıkanıyor dutlar, Adana Büyükşehir Belediyesinin yol çalışmaları bitmiyor diye, biraz da artık herşey bir şekilde pis diye..Daldan mutfağa, mutfaktan Rüzgar'a, farklı evlerde farklı tabaklarda..

Gözümün ta içi neresiyse oraya bakar oldu..Bana sarılır oldu..Yanaklarıma dokunur oldu..Bacaklarıma uzanır oldu..Bana "anneyim" dedirtir oldu..

Rahat etmeyi öğrenir oldu..Çıplak ayaklarını pusetinin ön barına koyup öyle etrafı seyreder ve "ay, nasıl oturmuşsun sen öyle, düşersin haa" diyen cici abla ve abilere (!) dilini çıkarıp "tırrhh" yapar oldu..Banyoda sırtını bana yaslayıp gülümser oldu..İstemediğine gitmez istediğine cıvıldar oldu..Babasıyla yatakta yuvarlanmaca oynar oldu..Ve yatağında çılgın uykular çeker oldu..

Ben onu taklit ediyorum, çok gülüyoruz..O beni taklit etsin, şu ahşap bloklarla bilmem ne yapsın, şu beceri oyuncağını hatmetsin gibi dertlerim yok..Yapacaktır isteyince..Ama kediler, kuşlar ve bahçeli evlerle arası iyi ya..Daha ne olsun..

Hiçbir beklentimin olmadığı sakin zamanlar geçiriyoruz oğlumla..Ondan kendime kaydırdım biraz beklentilerimi..Mesela rejim yapıyorum, 3 haftada 3.5 kilo verdim..Keyfim yerinde..Uzun süredir olsun dediğim kitap blogum aktif sonunda..Arkadaşlarımla uzun sohbetler, yeni ve keyifli tanışmalar özlemişim, yapma gayretindeyim..Beyaz değil tam buğday ekmeği, kozmetik temizleyici değil aktardan alınan bitkisel sabun, algida değil ev yapımı dondurma, plastik poşet değil TEMA alışveriş poşeti ve saksıda domates zamanlarımdayım..

Kim kimi büyütüyor sizce...

4 yorum:

mybiSGeN dedi ki...

"Baban mı var derdin var :))"
Ha, bu arada benim yaramazın adı da RüzGâR :))

AycA dedi ki...

Bir dergi için oyun grubuna röportaj verdik ve bana klasik " anne olunca ne değişti " diye sordular..
Ne değişti biliyor musun? yeniden başladım!! bebek oldum çocuk oldum herşeyi yeni baştan keşfettim keşfediyorum.. O'nun keşfindeki ilk heyecan yok ama keşfin heyecanını görüp heyecanlanmayı öğreten bir sistem var.. ve sil baştan büyümek var anne olmakta!!
tadını çıkart /çıkartalım.. hızlıca büyüyor insanoğlu!!ve bir gün geliyor telefonun öbür ucundan " ben istanbul agelmiycem anne" diyebiliyor!! İstanbulda annesi olduğu halde :P

elbruze dedi ki...

Iraz önce yazınla duygusallaştım sonra Ayca'nın yorumunu okunca bittim. Benim 10,5 aylık kızım şimdi 1 odadan diğer odaya bensiz gitmek istemiyor ama gün gelecek "anne ben bu tatilde eve gelmiyeceğim" diyecek. Bozdu bu annelik beni! Ben böyle duygusal mıydım :)

Iraz dedi ki...

mybiSGeN,
"Baban enerjikse bu dünyada çok eğlenceli zamanların var" diye eklemek isterim :))

Ayça,
Evet büyümek ve de "şaşırmak" var bolca, Rüzgar'la empati kurduğumda şaşkınlıktan delirecek gibi oluyorum sıkça!!!"Ben İstanbul'a gelmiycem anne" için ne denir bilmiyorum, ben olsam "yok yaaaa" derdim gene şaşkınlıktan sonra öyle bir "kalırdım"..Gelmemeyi istemeyi becerebildiğine ve bağımsızlık duygusuna gıpta ederdim en çok da..

elbruze,
Sakin sakin bekleyelim o günleri, evet olacak!!!Derdim döndüğünde "seni çok özledim anne" deyip sımsıkı sarılması olur herhalde o zamanlarda..