ırazcabiseyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ırazcabiseyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2011 Pazar

Ofisimiz, Yaz Gruplari, Yaz Okulu...

Yeni yerime taşındım..Fotoğraflar yakında..Benim içime sindi, Rüzgar' ın da içine sindi, sürekli oyuncaklarından yeni şeyler seçip,ki bu yaş için pek beklenilesi bir davranış değil, anne bunu da ofisimize götürelim diyor.."Ofis" den "atölye" ye geçişimiz yakın, Rüzgar benimserse tabiki..

Atölye' nin ilk etkinliklerini duyurmak için burdayım, her zamankinden farklı bir heyecanla, misafirler gelmeden "bir" an önce etrafa son kez göz gezdiren bir annenin duygusuyla..

İşte 3 yaş altı ve istek üzerine 3 yaş üstü yaz programlari:

“Çöl çok güzel” dedi küçük prens, “çünkü bir yerlerinde bir kuyu gizliyor.”

Küçük Prens, Saint- Exupery



Iraz' ın Oyun Gruplari, Yaz Programi, 3 Yaş Altı



1.Hafta: Doğayla dost oluyorum: Yaşayarak öğreniyorum, doğadan toplanmış parçaları birleştiriyorum.
2.Hafta: Renkleri Öğreniyorum: Oynayarak Kendi Renklerimi Yaratıyorum.
3.Hafta: Su ile Oynuyorum: Suyla Oynarken Neler Öğrenebileceğimi Keşfediyorum.
4.Hafta: Şekilleri Öğreniyorum: Oyunlar Eşliğinde Parçadan Bütüne Gidiyorum.
5.Hafta: Hava, Kara ve Deniz: Taşıtlarla Dünyamızı Tanıyorum.

Sonunda...

5 haftanın sonunda tüm ailelerle Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatörlüğünde bir yaşantı grubu oluşturulacak, geride bırakılan 5 saatin analizi yapılacak, çocuklarının gelişimi hakkında değerlendirmeler sunulacak ve tüm sorular moderatör tarafından cevaplanacaktır.

SIK SORULAN SORULAR

Program ne zaman başlayacak?
Ağustos ayının ilk haftası oyun grubu buluşmaları başlayacaktır.
Iraz’ ın Oyun Grupları’ nın var olma sebebi nedir?
Büyüyen ve evin bir ferdi olduğunu hissettiren çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zamanı nasıl verimli hale getireceğinize dair somut yönlendirmeler sunmak..
Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili sorularınıza bir uzman bakış açısıyla cevaplar bulmak.
Çocuğunuzu oyuncaklarla değil oyunla büyütmenin önemini kavramak ve oyun üretebilen bir ebeveyne dönüşmenize yardımcı olmak..
Ebeveynlik stilinizde farklılıklar yaratacak alternatif bir bakış açısı kazanmanızı sağlamak..
Oyun grubu programı hangi yaşta çocuklar için uygundur?
Oyun grubu programı 3 ayrı yaş grubuna odaklanarak hazırlanmıştır. Bu yaş aralıkları 9-14, 15- 24 ay, 24- 36 ay, 36 ay ve üzeri şeklinde çocukların gelişim evreleri göz önünde bulundurularak bölünmüştür.
Oyun grubu buluşmaları ne sıklıkta ve ne uzunlukta olmaktadır?
Oyun grubu buluşmaları haftada 1 gün ve 1 saat şeklinde olmaktadır. Aktivite odaklı oyun grubu buluşmalarının saati çocukların dikkat süreleri göz önünde bulundurularak belirlenmiştir.
Oyun grubu buluşmalarından beklentim ne olmalı?
Uyum sağlama ve öğrenme becerileri yüksek, sosyalleşmeyi içselleştirmiş bir çocuk yetiştirmek, alternatif eğitim metodlarına öncelik tanınan yeni bir anne bakış açısı kazanmak, klasik oyuncaklara alternatif doğal ve geri dönüşümle kazanılmış oyuncaklarla keyifli oyun saatleri geçirmek olmalıdır.
Oyun grubu buluşmalarında öğretmen kimdir?
Oyun grubu buluşmalarında bir öğretmen yoktur. Grupların tamamında Uzman Psikolog Iraz Toros Suman ve Ritm Eğitmeni Turgut Suman moderatördür. Anne & çocuk aktif katılımcılardır ve çocuğun yaşayarak öğrenmesi esas alınmaktadır.
Oyun grubu buluşmaları nerede gerçekleşecektir?
Oyun grubu buluşmaları Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın Çocuk Atölyesi’nde gerçekleşecektir.


Iraz' ın Oyun Grupları, Yaz Okulu, 3- 6 yaş Aralığı
PROGRAM



1.HAFTA
Pazartesi


Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Şarkıların Ritmini Buluyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Atık Materyal”

Cuma

Yaratıcı Sanat Çalışması
“İp Boyama”

2.HAFTA

Pazartesi
Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Ritm Çubukları İle Oynuyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Renkler”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“T-Shirt Boyama”

3.HAFTA

Pazartesi
Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Kendi Müzik Aletimi Yapıyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Kağıtlar”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“Saksı Boyama”

4.HAFTA

Pazartesi

Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Müzikli Bir Masal Dinliyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Hayvanlar”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“Duvar Boyama”

Sonunda...

4 haftanın sonunda tüm ailelerle Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatörlüğünde bir yaşantı grubu oluşturulacak, geride bırakılan 4 haftanin analizi yapılacak, çocuklarının gelişimi hakkında değerlendirmeler sunulacak ve tüm sorular moderatör tarafından cevaplanacaktır.

SIK SORULAN SORULAR

Program ne zaman başlayacak?

Ağustos ayının ilk haftası yaz okulu buluşmaları başlayacaktır.

Yaz Okulu programı hangi yaşta çocuklar için uygundur?
Yaz Okulu programı 36 ayini doldurmuş, 72 aya kadarki yaş aralığında olan cocuklara odaklanarak hazırlanmıştır.

Yaz Okulu buluşmaları ne sıklıkta ve ne uzunlukta olmaktadır?
Yaz okulu buluşmaları haftada 3 gün ve 3 saat şeklinde olmaktadır. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri, 09.00-12.00 saatleri arasında biraraya gelinecektir. Bu zaman araliginda gunluk aktivitelerin dışında 10.30 da ev yapimi bir ara öğün sunulacaktir.

Yaz Okulu buluşmalarından beklentim ne olmalı?
Uyum sağlama ve öğrenme becerileri yüksek, sosyalleşmeyi içselleştirmiş bir çocuk yetiştirmek, alternatif eğitim metodlarına öncelik tanınan yeni bir anne bakış açısı kazanmak, klasik oyuncaklara alternatif doğal ve geri dönüşümle kazanılmış oyuncaklarla keyifli oyun saatleri geçirmek olmalıdır.

Yaz Okulu buluşmalarında öğretmen kimdir?
Yaz Okulu buluşmalarında bir öğretmen yoktur. Grupların tamamında Uzman Psikolog Iraz Toros Suman ve Ritm Eğitmeni Turgut Suman moderatördür. Çocuk aktif katılımcıdır ve çocuğun yaşayarak öğrenmesi esas alınmaktadır.

Yaz Okulu buluşmaları nerede gerçekleşecektir?

Yaz Okulu buluşmaları Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın Çocuk Atölyesi’nde gerçekleşecektir.


Moderatörler

Uzman Psikolog Iraz Toros Suman

Ritm Eğitmeni Turgut Suman

iraztoros@yahoo.com

0 216 410 21 30, 0 506 380 70 81

Suadiye Mahallesi, Öğretmen Hayrullah Sokak, No 8

Suadiye/ Kadıköy

14 Nisan 2011 Perşembe

Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar





AİLE İÇİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ-4
"Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar"


Nasıl bir çocuk yetiştimek istersiniz?

Mutlu? Kendine yetebilen? Özgüveni yerinde? Uyumlu? Yaratıcı? Kuralcı?
....

Özgüvenli çocuklar yetiştirmek için anne babaya düşen görevler nelerdir?
Özgüvenli bir çocuk yetiştirmenin bedeli sonsuz özgürlük müdür?
Çok fazla sınırlar ve kurallarla dolu bir dünya çocuğunuzun özgüvenini zedeler mi?
Çocuğunuzun yeteneklerine karşı nasıl duyarlılık geliştirebilirsiniz?
“Yaratıcı çocuk”a ithaf edilen anlamlar nelerdir?
Çocuklarda yaratıcılık sonradan kazanılan bir meziyet midir, doğuştan mı gelir?
Çocukların hayal gücü ve hayalleri neye işaret eder?

...

Her anne babanın hayatlarının bir döneminde mutlaka sordukları bu sorular sizin de gündeminizde ise..

Uçlar arasında gidip gelmek, bir çocuğun gözünden bu tartışmaya kulak vermek, empati yeteneği güçlü bir ebeveyne dönüşmek, gerçek vak’a örneklerini dinleyip fikir üretmek için Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın konuşmacı olduğu Aile İçi İletişim Seminerleri’ nin dördüncüsüne, "Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar" hakkında konuşmaya davetlisiniz..

Tarih:
24 Nisan 2010, Pazar,
14:00- 16:00
Yer:
Bizden1e, Kişisel Gelişim Merkezi, Bostancı
Ücret:
25 TL.
Kayıt ve Bilgi Almak İçin: iraztoros@yahoo.com

* Katılım kontenjanla sınırlıdır.Katılmak isteyenler 22 Nisan Cuma gününe kadar kayıt yaptırabilirler.

***
1980 doğumlu Iraz Toros Suman, İstanbul Bilgi Üniversitelerinde aldığı psikoloji lisans eğitiminin ardından bir kadın sığınma evinin kurucu müdürlüğünü yaptı. Bu deneyim aile içi iletişim problemlerinin geldiği son noktaya şahit olmasını; böylece çocuklarla çalışmanın önemini kavramasını sağladı.Bu dönemde uzmanlığını tamamladı ve tezini “aile içi şiddet” üzerine oluşturdu. Kadın sığınma evinde kurduğu oyun odası herşeyin başlangıcıydı. Sağlık bakanlığı çalışanı olarak geçirdiği yıllarda çocuklarla ilgili ölçme-değerlendirme süreçlerinde aktif olarak yer aldı.Normal gelişim gösteren çocukların yanısıra farklı gelişim gösteren çocuklarla bol bol çalışma fırsatı bulan uzmanımız, 2009’dan beri “Iraz’ ın Oyun Grupları” adlı oluşumu ile alternatif eğitim modellerinden esinlenen aktiviteler yaratarak ebeveyn katılımlı oyun grupları düzenliyor. Toros Suman aynı zamanda,İstanbul’ da özel bir merkezde aile danışmanı olarak çalışmakta.

9 Nisan 2011 Cumartesi

ta pa pa taaammm..

İşte minik oğlum,heyecanlı kurbağam, geveze papağanımın heyecanla konuşmaya başladığında ağzından adeta "fırlayan" açılış ünlemi bu, ta pa pa taaaaaammm...

Yok, öyle çok heyecanla fırlayacak birşeyler yok ağzımdan,sakin olmak son zamanlardaki derdim, "an" da kalabilmek, eh fena da gitmiyorum, sakinleşmek konusunda yani..

Blogspotlar kapalıydı ya, galiba tamamen açıldı,açılana kadar test 1-2 tadında yazdım, ne önemliymiş blogum, okuduklarım, sanki eve hergün gelen gazetelerimi elimden almışlar gibi oldum..

Herneyse, işte geldim burdayım..

Ankara'ya gittim ve sonra da Adana' ya, kurallar, ödül-ceza ve "hayır" lar hakkında konuşmaya..Her ikisinde de ev sahipleri ve misafirler şahane idi, ben çok heyecanlandım, çok da mutlu oldum!!!

Ankara' da sevgili Hilal ev sahipliği yaptı seminerime, ama ne ev sahipliği :))"Ben poğaçaları yaparım" türünden..Herşey için teşekkürler Hilal, en çok da iyi gelen, umutlandıran ve güven veren arkadaşlığın için..Ve Binbir Çiçek Montessori Okulu'nda yaptığın herşey için,tüm çocuklarını aynı kızlarını büyüttüğün gibi büyüttüğün için..

Ve sonra Adana..Şehrim diyorum içim titreyerek..Herşeyin başladığı yer..Bilen bilir ki ben Adana'dayken birgün döneceğim diyordum ve döndüm..Kısacıktı orada yaşadığımız zamanlar hayatın uzunluğu düşünüldüğünde..Ama...Orada evlendik Turgut' la, orada bizi seçti oğlumuz Rüzgar ve orada aile olduk..Sonra orada başladı Iraz' ın Oyun Grupları, ilk ismi Adana Oyun Grubu idi..Derken veda partisinde bir ev dolusu çocuk ve aileydik..Sonra orada "duruldum" eminim..Liste uzar uzar uzar..Sedef..Canım dostum..30dan sonra olmaz diyecek kadar muhafazakarken dostluklarımda, sanal bir tanışma ve sonra işte çocuklar bir dönem birlikte büyüdüler..Ve dedim ki ona, ne kadar güvenmişim sana, geliyorum demişim ve hiçbirşey sormamışım..Sorsam bu kadar güzel olur muydu acaba :) İyi ki varsın canım, iyi ki tanıdım seni ve iyi ki tekrar geleceğim en kısa zamanda..Ve teşekkürler Ebru, keşke ben orada yaşarken tanışsaydık, YogaLOFT' u oradayken keşfedebilseydim,öyle beğendim ki,herşeye kalbinin dokunduğu o kadar belli ki mekanında..

Ve işte böyle bu ara..2 hafta sonra İstanbul semineri var, "Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar", görüşmek üzere...

22 Mart 2011 Salı

Iraz' ın Oyun Grupları Bahar Programı



Bebeklerin ve çocukların yaşıtlarıyla zaman geçirmeleri psikososyal gelişimlerine dikkate alınmayı gerektirecek kadar katkı sağlar. Oyun, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesinin en etkili yoludur. .Ve oyun uyumdur..

Iraz’ ın Oyun Grupları baharı 10 haftalık bir program ile karşılıyor!!!


PROGRAM

1.Hafta:
Mutfaktayım: Yaşayarak öğreniyorum, kendi yemeğimi kendim yapıyorum..
Haftanın Makalesi: Çocuklarda Yeme Alışkanlıkları, Anne & Baba Rehberi

2.Hafta:
Renkleri Öğreniyorum: Oynayarak kendi renklerimi yaratıyorum..
Haftanın Makalesi: Çocuklarda Yaratıcılık ve Sanat

3.Hafta:
Hayvanlar Benim Dostum: Kendi hayvan kitabımı hazırlıyorum.
Haftanın Makalesi: Çocuk Olmak ve Doğa

4.Hafta:
Evimde Saklanan Oyunlar: Annem ve babamla evde oynayabileceğim oyunlar öğreniyorum..
Haftanın Makalesi: Alternatif Eğitim Modelleri ve Montessori Pedagojisi.

5.Hafta:

Pratik Yaşam Becerileri: Hayatın içinden oyunlar çekip çıkartıyorum.
Haftanın Makalesi: Ezber Bozan Annelik; Çocuğumu "Ben" Büyütüyorum..

6. Hafta:
İlk Müzik Aletimi Yapıyorum: Turgut Suman' la ritm çalıyorum ve kendi müzik aletimi yaratıyorum.
Haftanın Makalesi: Çocuk Gelişimi ve Müzik

7. Hafta:
Dokular ve Kokular: Oyun içinde yaşayarak öğreniyorum.
Haftanın Makalesi: Çocuklarda Kavram Gelişimi

8. Hafta:
Ellerim İlk Oyuncağım: El becerilerimi geliştiriyorum.
Haftanın Makalesi: Alternatif Eğitim Modelleri ve Waldorf Pedagojisi

9. Hafta:
Vücudum: "Ben" den "biz" e geçerken en önemli yardımcımı tanıyorum.
Haftanın Makalesi: Çocuklarda Cinsel Gelişim.

10. Hafta:
Ben Bir Küçük Sanatçıyım: İlk eserlerimi üretiyorum.
Haftanın Makalesi: Kurallar, Ödül & Ceza ve "Büyümek" Üzerindeki Etkileri


Sonunda...
10 haftanın sonunda tüm ailelerle Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatörlüğünde bir yaşantı grubu oluşturulacak, geride bırakılan 10 saatin analizi yapılacak, çocuklarının gelişimi hakkında değerlendirmeler sunulacak ve tüm sorular moderatör tarafından cevaplanacaktır.


SIK SORULAN SORULAR

Program ne zaman başlayacak?

Nisan ayının ilk haftası oyun grubu buluşmaları başlayacaktır.

Iraz’ ın Oyun Grupları’ nın var olma sebebi nedir?

Büyüyen ve evin bir ferdi olduğunu hissettiren çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zamanı nasıl verimli hale getireceğinize dair somut yönlendirmeler sunmak..

Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili sorularınıza bir uzman bakış açısıyla cevaplar bulmak.

Çocuğunuzu oyuncaklarla değil oyunla büyütmenin önemini kavramak ve oyun üretebilen bir ebeveyne dönüşmenize yardımcı olmak..

Ebeveynlik stilinizde farklılıklar yaratacak alternatif bir bakış açısı kazanmanızı sağlamak..

Oyun grubu programı hangi yaşta çocuklar için uygundur?

Oyun grubu programı 3 ayrı yaş grubuna odaklanarak hazırlanmıştır. Bu yaş aralıkları 18- 24 ay, 24- 36 ay, 36 ay ve üzeri şeklinde çocukların gelişim evreleri göz önünde bulundurularak bölünmüştür.

Oyun grubu buluşmaları ne sıklıkta ve ne uzunlukta olmaktadır?

Oyun grubu buluşmaları haftada 1 gün ve 1 saat şeklinde olmaktadır. Aktivite odaklı oyun grubu buluşmalarının saati çocukların dikkat süreleri göz önünde bulundurularak belirlenmiştir.

Oyun grubu buluşmalarından beklentim ne olmalı?


Uyum sağlama ve öğrenme becerileri yüksek, sosyalleşmeyi içselleştirmiş bir çocuk yetiştirmek, alternatif eğitim metodlarına öncelik tanınan yeni bir anne bakış açısı kazanmak, klasik oyuncaklara alternatif doğal ve geri dönüşümle kazanılmış oyuncaklarla keyifli oyun saatleri geçirmek olmalıdır.


Oyun grubu buluşmalarında öğretmen kimdir?

Oyun grubu buluşmalarında bir öğretmen yoktur. Grupların tamamında Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatördür. Anne & çocuk aktif katılımcılardır ve çocuğun yaşayarak öğrenmesi esas alınmaktadır.


Uzman Psikolog Iraz Toros Suman
iraztoros@yahoo.com

17 Mart 2011 Perşembe

Ses bir ki ve Ankara Semineri

Merhaba, ses 1-2 :)

Bilmiyorum ki benden başka okuyabilen var mı, ama ısrarla yazıyorum arada bir..

Ve bir de duyurum var paylaşmak istediğim. Şöyle ki; Aile İçi İletişim Seminer notları sevgili Montessori mail grubumuzda paylaşılınca çok nazik davetler aldım Ankaralı annelerden, ve hemen organize olduk, gidiyorum haftaya pazar..

AİLE İÇİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ-1
“Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin”

Çocuğunuzla ilişkinizde sınır koymakla ilgili bir belirsizlik ve kararsızlık mı yaşıyorsunuz?

Ne zaman “hayır” diyeceğinizle ilgili aklınız karışıyor mu?

Çocuğunuz söz konusu olduğunda kural koymakla ilgili sorunlar yaşıyor musunuz?

Uçlar arasında gidip gelmek, bir çocuğun gözünden bu tartışmaya kulak vermek, empati yeteneği güçlü bir ebeveyne dönüşmek, gerçek vak’a örneklerini dinleyip fikir üretmek için Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın konuşmacı olduğu Aile İçi İletişim Seminerleri’ nin ilkine, Pozitif Disiplin hakkında konuşmaya davetlisiniz..


Tarih:
27 Mart 2011, Pazar,
12:00- 14:30
Yer:
Binbir Çiçek Montessori Önokulu, G.O.P., Ankara
Ücret:
25 TL.
Kayıt ve Bilgi Almak İçin: iraztoros@yahoo.com

* Katılım kontenjanla sınırlıdır.Katılmak isteyenler 25 Mart Cuma gününe kadar kayıt yaptırabilirler.

***
1980 doğumlu Iraz Toros Suman, İstanbul Bilgi Üniversitelerinde aldığı psikoloji lisans eğitiminin ardından bir kadın sığınma evinin kurucu müdürlüğünü yaptı. Bu deneyim aile içi iletişim problemlerinin geldiği son noktaya şahit olmasını; böylece çocuklarla çalışmanın önemini kavramasını sağladı.Bu dönemde uzmanlığını tamamladı ve tezini “aile içi şiddet” üzerine oluşturdu. Kadın sığınma evinde kurduğu oyun odası herşeyin başlangıcıydı. Sağlık bakanlığı çalışanı olarak geçirdiği yıllarda çocuklarla ilgili ölçme-değerlendirme süreçlerinde aktif olarak yer aldı.Normal gelişim gösteren çocukların yanısıra farklı gelişim gösteren çocuklarla bol bol çalışma fırsatı bulan uzmanımız, 2009’dan beri “Iraz’ ın Oyun Grupları” adlı oluşumu ile alternatif eğitim modellerinden esinlenen aktiviteler yaratarak ebeveyn katılımlı oyun grupları düzenliyor. Toros Suman aynı zamanda,İstanbul’ da özel bir merkezde aile danışmanı olarak çalışmakta.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Bir öncesi, bir sonrası, büyümeye dair..

Tamam sonunda!!!

Uzun zamandır bilgisayarımda ve aklımda bir adet "to do" list ile dolaşıyorum, tekrar ajandalı günlerime dönmem lazım aslında..İlk seminer 23 Ocak' da idi,konusu Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin idi, kalabalık ve sohbet doluydu, ben o kadar keyif aldım ki!!!Ki en önemli kısmı bu sanki, "iş" olmaktan öte "keyif" ise,iyi gidiyor herşey..
İlk seminere gelemeyenler notları ulaştırmamı istediler,ama tabiki hiç not tutmadım :)
Slide gibi şeyleri sanal bir ortama yükleme konusunda çok başarısız, bilgisiz ve ötesi isteksizim.Ama gözümü kapatıp beyin fırtınasını başlattığımda:

Kuralsız bir hayat düşünemiyorum..Hele de çocuklar için..Temel ihtiyaçları kendilerini güvende hissetmek iken, nasıl olurda kuralsız bir ortam onlara iyi gelir..İçselleştirmek istedikleri düzen; rutinleri olan ve tutarlı mesajların verildiği bir ortamdır aslında..
Sonra çok küçüklerken en temel motivasyonlarından biri "onaylanmak" tır çocukların..Onaylandıkça kendilerini "iyi" hissederler..O yüzden işte sizi sevindireceğini tahmin ettikleri birşey yaptıklarında taaa gözünüzün içine bakarak onay beklerler..Anne bak nasıl da iyiyim..Sizden "iyi" olduğuna dair mesajı aldığında hem kendiyle hem de dünyayla ilgili kararlarını verir çocuklar..Ben iyiyim, dünya güzel bir yer :)

Burada dikkat edilmesi gereken bu mesajı verirken abartmamak, çocuğun doğal hallerine ve sorumluluklarına değil sürece vurgu yapmaktır..Yani "aferin ne güzel yaptın bu kuleyi" değil, "güzel bir kule oldu bu" deyip "seni görüyorum" mesajını sağlam vermek gibi..Biz yetişkinler için bile onaylanmak çok önemli bir motivasyon kaynağı iken, çocukların da hoş sözler duymaya ihtiyaçları vardır tabiki, ama çocuk temel "başarı" duygusunu içinde yaşamaktadır..Ve illaki süreç odaklıdır..Önceleri kendi içsel motivasyonu için hareket eden çocuk bir süre sonra aferin için yapmaya başlayabilir ya da aferin duymazsa eksik kalabilir birşeyler.Ben duyduklarımdan bir kolaj yapıyorum hemen.."Aferin, bak yedin hepsini (doyana kadar yese yeterli bence), aferin ne güzel oturuyorsun sen(niye, oturmamak kötü birşey mi, ama ben şimdi kalkıp bir oyuncak almak üzereydim), aferin ne güzel ezberlemişsin o şarkıyı (ezberlemek için uğraşmadım, sevdiğim içn tekrar tekrar söylettim anneme;ama artık uğraşayım bu kadar güzel birşeyse ezberlemek), aferin yatağını toplamışsın ( görevim değil mi zaten)..Uzar uzar uzar..Çocuklar parantez içindeki cevapları vermiyorlar tabiki..Ama hissediyorlar bilinçaltlarında, kayda alıyorlar herşeyi..Peki sonra ne oluyor? Onaylanmaya alışmış çocuklar yaptıkları herşey için onay bekleyen üzgün yetişkinlere dönüşüyorlar..İçsel motivasyon için değil, dış kaynaklardan sunulacak onay için hareket eder hale geliyorlar..Sevgiliden, patrondan, hayattan..Onaylanmak için nefes alıyorlar adeta.. "Ben buyum" deme cesaretlerini de kaybetmiş oluyorlar bir miktar..Hayat bu kadar çok "aferin" sunmuyor hiçbirimize..

Ve asıl konuya dönersek..0-3 yaş arası çocuklar dünyanın nasıl bir yer olduğuna karar verirler, hani "7 çok geç" diyorlar ya, bence bu slogan "3 çok geç" şeklinde değişmelidir..Bu dönemde yaşanan tüm "ben" ve "benim" krizleri hem anne hem de psikolog olarak kabulumdur..Saygıyla izlerim oğlumu, öncelikli ihtiyacı "ben de varım" ve "benim dünyam" demek iken ona, "ama paylaş oyuncağını, ay bak ben çok üzülüyorum, sevmicek seni artık arkadaşın, bla bla bla.." demem..Zaten onun küçücük dünyasına aynı anda bu kadar "sevgisiz" mesaj göndermem, onun ihtiyacı "benim" diyebilmek iken "ama ona ver" demem, sonra "herşeyin zamanı var" der çocuğuma sarılır, hissiyatı doğrultusunda motive ederim onu minik minik..
Bir de tek mesaj meselesi var..Annenin ve babanın hatta bazı ailelerde anneanne, babaanne ve dedelerin tavırlarının birbirini tutması meselesi..
Ve sonradan "evet" e dönüşen "hayır" lar, "hayır" a dönüşen "evet" ler..Keşke karışmasa minicik zihinler bu kadar..Net olmamız öyle önemli yol haritaları ki çocuklarımız için..

Ve çocuklar da duyuyurlar..Evet evet duyuyorlar ve anlıyorlar..Çocuğun yanında "aaaaaa, asla süt içmez ki o" derseniz şahane bir pekiştireç yaratmış olursunuz, bunu duyan çocuk "içmediğimin onayı alınmıştır,aynen böyle devam" diyecektir rahatlıkla..Ya da "hiç dinlemiyor beni, bıktım artık, ne yapsam olmuyor" dediğinizi duyarsa arkadaşınıza, hakkında sürdürülen negatif hislerle dolu bu diyalogdan etkilenmemesi mümkün olur mu sizce..Yani; lütfen çocuğunuzun yanında onun hakkında negatif geri bildirimlerle yüklü diyaloglardan kaçının..

Bir de ödül ve ceza..Ödül ve ceza yetişkinlerin değerlendirmesidir..Bunun çocuk üzerinde ezbere almanın ötesinde bir etki yaratması pek olası değildir..Ceza alçaltıcıdır ve bunun "öğretici" bir tarafı yoktur..Öğrenmenin en etkili yöntemi "sonuçları deneyimlemek" ve yeni kararlar almaktır..Ceza ise bir başkasının kararlarının , anne ve babası da olsa, çocuk üzerinde tatbikidir..Ödül hakkında hislerim "aferin" ler hakkında hissettiklerimle aynı temelde..Yani bırakmalı çocuk her deneyimi kendi dünyasında değerlendirip "kendi kararlarını" oluşturabilsin..

Ve son olarak birkaç kolaylaştırıcı..Çocuklarınızla onların göz hizasından iletişim kurmaya dikkat edin, sizin en az iki katınız bir "dev" in yukardan yukardan konuştuğunu düşünün..En azından kritik anlarda bunu yapın, daha hızlı sakinleştiklerini göreceksiniz..Sonra bilen bilir, nature versus nurture gibi bir başka başlık açmalı bence psikoloji biliminde, "sezen anne" mi "bilen anne" mi..Şehir hayatı ve internet herşeyi bilebileceğimiz gibi bir yanılgıya düşürdü hepimizi..Google Teyze'ye soruyoruz, cevaplıyor, -evet bence google dişi :)- ama mesele bu adar basit olmamalı..Şunu yapabilmeliyiz sanki;içe dönüş/ içe bakış..Bir bakın içinize..Ne der iç sesiniz? Google dan önce kendinize sorun, biliyorsunuz aslında cevabı, ama örttünüz üstünü teknolojiyle, bilmek ihtiyacıyla, didaktik doktorlarınızın katı cümleleriyle, ve yaşamsal kaygılarla..Ama çocuğunuzu yetiştirirken lütfen "sezgi" lerinizi es geçmeyin..Ve lütfen iyi izleyin çocuğunuzu..Siz ondan bir yetişkin yaratmayın, yetişkine dönüşeceği zamanlarda kendi olabilmesi için destekleyin ve ihtiyaç duyduğu anlar dışında bırakın kendini yaşasın, bırakın sakince "kendi" olabilsin..

...

Yaklaşık iki buçuk saat idi ilk seminer,bunları konuştuk uzun uzun, konuştuk diyorum çünkü diyalog her zaman monolog karşısında daha güçlü durur benim mesleki yaşantımda..
Ve ikincisi var bu pazar
, "2 yaş sendromu, ve 3 ve 4.."
Hep der durur hem danışanlarım hem arkadaşlarım.."2 yaş sendromu dedik, yaşadık, ama bitmiyor ki"..

Evet bitmez çünkü adı "büyümek"..



...

"Pozitif Disiplin ve Çocuk Olmak" seminerinin tekrarı ise 27 Mart Pazar günü saat 12:00-14:00 arası Ankara' da Binbir Çiçek Montessori Önokulunda, Sevgili Hilal ve Ankara' lı annelerin ev sahipliğinde..Şimdiden teşekkürler nazik davetiniz için..Detaylı duyurumu yapacağım daha sonra tekrar..



...

Ve son söz: Büyümekse bu serüvenin adı, asla tek başına çocuk için değil, hep birlikte büyümek..


30 Ocak 2011 Pazar

pazar fısıltıları

Semineri yaptım geçen pazar, ama ne macera, lap top açılmadı, gitti canım sunum, koştum Asuman'ıma, aldım onun dilinden hiç anlamadığım koca ellerimin altında kaybolan minicik notebook unu, yazdım ettim ama içime sinmedi ki..Yine de ertesi gün minimum 2 saat konuşacak biri için az sayılabilecek bir uyku, sabah bum, benim emektar açıldı..Herneyse, seminer güzeldi, tahminimden fazla soru, tahminimden daha katılımcı anneler ve tahminimden güzel..Ve ne güzel geri dönüşler aldım, her hafta yapalım diyen bile var..Sanki bu seminerlerden bir yaşantı grubu doğar gibi..Sanki annelerin konuşacak çok şeyi var gibi..İyi bir tatilden dönmüş gibi huzurlu hissediyorum kendimi her iyi işten sonra, dediğim şey çocuklarla ilgili herşey diye sanırım ..

Ve İstanbul..Alışmanın önemini bilen var değil mi..Alışmak sevmekten daha zor geliyor diye bir şarkı var ya en arabeskinden, öyle zamanlarım oldu..2 ev değişikliği bünyeme fazla geldi..Şimdilerde evime alıştım, koltukların yerine, Rüzgar' ın odasına, mutfağın ince uzunluğuna..Az önce Turgut eve geldi, yüzü buz gibi, İstanbul' da soğuk kokusu diye birşey var Adana' da olmayan, yok mu, ben mi uyduruyorum, daha güzel, bu şehir beni hep konuşturuyor..

Bir de Cemal Süreya' nın bir şiiri var, beni öp sonra doğur beni..

Ve başka..Rüzgar' ın hayal gücü var..Notlar almam gereken..Mesela:

Şimdi burda yangın çıkmış, ben söndürürüm sen hiç merak etme anne, vızzzzz, ooovvvv, ama elektrikler kesildi, hemen bir tamirci bulalım, evet buldum(bu arada dört dönüyoruz evin içinde..)Söndü, şimdi şarkı söyleyebiliriz..

Anne, ben kutup ayısı olayım sen katır ol, bu yatakta zıplayalım, sonra saman buluruz yemek için..


Anne devekuşları cikcik diyerek mi uçar, uçmaz, eskimo gibi öperler mi beni, öpmez, anne gelebilirsin mi, anne beni duymuyorsun mu, anne benim uyumamam lazım çünkü çok acıktım o yüzden şimdi kahvaltı etmem lazım, anne bak elephant ımda uyumuş ama ben uyumassam güzel olur..

Bir de tekrar okumaya, okuduklarımı yazmaya başladım, Şebnem İşigüzel okuyorum bu ara..

Ve şimdi gidiyorum kocamın getirdiği İstanbul simidini yemeye..Bir de ıslak hamburger var ki kendisi bir post eder..Tamam..Gittim..

21 Ocak 2011 Cuma

Zaman düşer..



...

Zaman düşer ellerimden yere,
Oradan tahtaboşa..
Saatler çalışır izinsiz hep bir sonraya,
Resimler sarı güneşsizlikten, duygular değişir..

Dostlar dağılır dört bir yana, kendi yollarına..

Ve sen ben, değirmenlere karşı
Bile bile birer yitik savaşçı,
Akarız dereler gibi denizlere,
Belki de en güzeli böyle...

Uçurtma uçar sözlüğümden, geri gelmeyecek bir kuş,
Yaşanmamış kırıntılar, sadece bir düş...

....

Sabahtan beri bu şarkıyı söylüyor kalbimin karnımda yaşayan kuş, ki çok iyi bakarım ben ona çocukluğumdan bu yana..Bu ara keyfi yerinde, kikirdeyip duruyor..Bazen beni sakinleştirmek için, bazen bana iyi gelmek için ve bazen de beraber mutlu olabilmek için..Bu şarkı içinde bir hüzün mü barındırıyor, benim en mutlu anlarımın şarkısıdır ama..

...

Bu kuşun ismi Dulda, tanıştırayım, kendisi benim hayali arkadaşım, çocuk olduğum hallerimin iç sesi..

...

Duldacığım için az önce ben de söyledim..

...

Evet sessizce şarkı söyledim, kocam siyasi bir ekrana takılmış durumda, eşlerden biri şarkı söyleyince diğerinin "hayırdır" dememesi aile olmaya has bir durumdur, sen söylersin o dinler, o söyler sen dinlersin..

...

Bundan 3 dakika kadar önce oğlumu öptüm, saat 23.00 civarı eve geldiğim için uyku öncesi öpüşmelerimiz rötarlı oldu, minicik açtı gözlerini ki gözleri de minik, "çişin geldi mi tatlım" dedim, "hayır" dedi, ve uyumaya devam etti..Bu da aile olmaya has bir durumdur..Rahatça "çişin geldi mi" dersiniz, o da "hayır" der ve uyumaya devam eder..Ki 2.5 yaşındaki oğlum hadiseye çiş demez, "tulalete gitmem gerek" der, annesinden kibar ve babasından yakışıklıdır aynı küçük adam..

...

Ve hayaller kurmak, onlara sarılmak, ve birbirine sarılmak da güzel şeydir..

....

Bu yazım oğluma,kocama, anneme,Dulda' ya, Nuran' a, Esra' ya ve geleceğime mektuptur..

...

Bitti

...

9 Ocak 2011 Pazar

AİLE İÇİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ BAŞLIYOR!!!


İşte sonunda başlıyorum :)Bu ilki oyun grubu annelerimin en sık sorduğu sorulara cevaben, şöyle ki:
"-Hayır demeli miyiz, nasıl yani hiç mi hayır demeyeceğiz.."
"-Peki kurallar?"
"-Bizim evde bu çok zor, babası ve ben, aynı tavrı..."
"-Birey olmak mı evet, ama biz küçükken..."


Heyecanla duyurumu olduğu gibi buraya, yani oğlumun günlüğüne de ekliyorum..

Ve oğlum,en sevgili rüzgarım,sen gelince başladı sanki herşey...



AİLE İÇİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ-1
“Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin”

Çocuğunuzla ilişkinizde sınır koymakla ilgili bir belirsizlik ve kararsızlık mı yaşıyorsunuz?
Ne zaman “hayır” diyeceğinizle ilgili aklınız karışıyor mu?
Çocuğunuz söz konusu olduğunda kural koymakla ilgili sorunlar yaşıyor musunuz?

Uçlar arasında gidip gelmek, bir çocuğun gözünden bu tartışmaya kulak vermek, empati yeteneği güçlü bir ebeveyne dönüşmek, gerçek vak’a örneklerini dinleyip fikir üretmek için Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın konuşmacı olduğu Aile İçi İletişim Seminerleri’ nin ilkine, Pozitif Disiplin hakkında konuşmaya davetlisiniz..


Tarih ve Saat: 23 Ocak 2010, Pazar/ 14:00- 16:00
Yer: Hokus Pokus Çocuk Atölyesi
Ücret: 25 TL.
Kayıt ve Bilgi Almak İçin: iraztoros@yahoo.com

* Katılım kontenjanla sınırlıdır.Katılmak isteyenler 21 Ocak Cuma gününe kadar kayıt yaptırabilirler.

6 Ocak 2011 Perşembe

yeni..

yeni yıla yeni 15 milyon hayalle başladım, çok şükür..

eskişehirdeydik, ne güzel şehir, eski falan da değil hem, Asum' var orada, eski dost..Rüzgar' ın sık sık "seni çot seviyorum" dediği insanlar listesine girdi bile..Fotoğraflar yakın zamanda..

bir liste yapmak istiyorum, seneye döner bakarım, sonra bir daha, sonra bir daha..bunlar olsun, olmazsa olmadı diye çok üzülmeyeyim, olursa ne kadar çok istediğimi hatırlayıp şükredeyim..

1) Bir aktivite kitabı yazmak istiyorum, en kısa zamanda, haftalık oyun listelerimi toparlasam olur, olur olmasına da zaman..

2) Rüzgar' la hergünümüz bol gülücüklü ve sağlık dolu geçsin istiyorum..

3) Daha sağlıklı olmak istiyorum, herşey dahil bir paket talep ediyorum evrenden, ruhen ve bedenen sağlıklı olmak kast ettiğim..

4) Eskişehir' de okumaya başladım tekrar, zamanım yok bahanesini paket ettim yolladım evrene, devam etmek istiyorum..

5) KŞA istiyorum, ne olduğunu diyemem şimdi, olsun hele,o zaman "oldu" derim..

6) Huzurlu olmak, huzurlu uyanmak ve yakınlarımın huzurlu olmasına katkıda bulunmak istiyorum..

7) Bir "çocuklu aileler için yaz kampı" hayalim var, herşey hazır sayılır, gerçek olsun istiyorum..

8) İşe odaklandığımı fark ettim, sakıncası yok, gelecek sene odağımda ne olacak, bunu irdeleyecek kadar yüksek bir farkındalık istiyorum..

9) Aile içi iletişim seminerlerime başlamak istiyorum..

Başka..Daha çok yazmak istiyorum..Ha bir de dinlenmek..Bir de Rüzgar ve kocam ve ailem..En az bu sene olduğu olduğu kadar yanımda yöremde ve mutlu olsunlar istiyorum..

İyi bir yıl diliyorum..

13 Aralık 2010 Pazartesi

haberler ve partiler..

Aklım burda, fikrim de, bedenim koşturuyor..

Oyun gruplarım eve sığmadı, onları taşıdım :) Koşturdum tabi biraz..Rüzgar "yaşasın annem evde" idrakının coşkusuyla eteğimde!!!Evet evet, aynen öyle.."Nasıl olsa evde, hep buralarda" gibi bir durum söz konusu bile değil, aksine "madem evde, işi ne, benimle saatlerce oynayabilir, benimle yemek yiyebilir, tuvalete sadece onunla gitmem konusundaki mantıklı(!) talebimi her daim karşılayabilir ve hatta adanabilir" ruh haliyle dip dibe keyifli, benim için biraz yorucu ve ailecek şaşkınlığa sürüklendiğimiz bir ruh hali içinde..Herşey kabulum, özlemişim oğlumu..

Bunun haricinde, "evden çalışan anne şanslıdır" diye birşey yok..Evet, emin olun yok, ki bu ayrı bir konu..Evden çalışan annelere tüyolar temalı bir sobe başlatabilirim her an..

Aklım fikrim dopdolu ama elim kolum Rüzgar dolu..O yüzdendir ki pek yazamıyorum..

Oyun oynuyorum bolca, hem Rüzgar' la hem de oyun gruplarımdaki çocuklarımla..Ne enteresan bir bağ kuruluyor aramızda..Bu bir özet geçme yazısı olduğu için uzun uzun yazmayı başka bir post' a erteliyorum..

Iraz' ın Oyun grupları doğumgünü partileri yapmaya da başladı, ekleyemedşm fotoları, aynı sebeplerden, ama işte buradalar artık:










































Hazır partilere alışmışken, sırada Iraz' ın Oyun Gruplarının Yılbaşı Partisi var.

Hoşgeldin 2011, Oyunlar mı Getirdin..



Iraz' ın Oyun Grupları 2011' i çocukça bir parti ile karşılıyor..

Çocukça süsler, çocukların yapacağı süsler..
Çocukça şarkılar, çocukların söyleyeceği şarkılar..

Yılbaşı duvarını boyamak, belki kendini de boyamak...
Yılbaşı kartı hazırlamak, belki de bir yılbaşı ağacı..

Eve anılar götürmek, evdeki yılbaşı ağacına "ben yaptım oldu" süslerini eklemek için..

Çocukça hediyeler ve kocaman bir gülümseme için..

Anneler, babalar ama illa ki çocukların eğleneceği temalar..

Çocukça bir yeni yıl heyecanı yaratmak ve "Hoşgeldin 2011, Oyunlar mı Getirdin?" demek için..

Iraz' ın Oyun Grupları ile buluşmak, yeni yılı çocuklarla ve çocukça karşılamak için..

25 Aralık Cumartesi
17:00-19:00

Ucret: 15 TL
Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin: iraztoros@yahoo.com

Bekleriz efendim..