beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beslenme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2010 Cuma

Büyüyorsun.



Bir zaman önce:
Sofrada "aç, aç" diye tutturan Rüzgar' a "açıp" servis yapacak olan anne birşey damlatır tam da Rüzgar' ın emmek için yaklaştığı anda göğsüne!!!Iyk, kusmanın eşiğinden döner Rüzgar, öfkeli bir şekilde "pis pis, tapa, tapa" der ve o gece uykuya geçerken "aç" bile demez.

1 Ocak:
Anne gerekli hazırlığı yapmıştır, aklına gelip tutturukça "aç, aç" diyen Rüzgar' a gerekli geçiş cümleleri kurulur. "Sen artık büyüdün, süt de kalmamış, kalan da pis olmuştu ya" diye.Tabiki Rüzgar bu sefer "aaaççççç" diye tutturur, anne açar, Rüzgar "pis" der kapattırır. Öğlen uykusuna geçişte ikisini birden kontrol eder kapattırır. Akşam uykusunda sadece birine bakar ve kapattırır. 2 kere uyanır. "Aç" der, annesi "Kalmamış süt, ben yanındayım birtanem, hadi uyu" deyince Rüzgar geri uyur. Anne şaşkınlıkla salona koşar. Babaya anlatır. "Hadi bakalım" deyip çekirdek çitlemeye devam ederler. Çay da ne güzel olmuştur o akşam.

2 Ocak:
Rüzgar arada sırada annesine gelir ve "aççç" der, anne "tabiki" der ve açar, Rüzgar "pis, tapaaaa" der. Akşam uyku delisi olduğunda babasına da "aaç" der. Babası da "Tamam oğlum açayım tabi" der ve açar, Rüzgar "memeee, memeee" diye kahkaha atar. Babası "sen de aç oğlum" der. Rüzgar kendi memelerini açar. Evin iki erkeği, memeler fora, "meme memeee" diye bağıra çağıra gülerler. Anne ile uykuya gittiğinde ise yine "aç" der, "pis" der, "tapa" der. Memesiz uyur. Anne "hadi bakalım" der, salona döner, eti vanilya aromalı gofret yerler kocası ile. Rüzgar gece 1 kere uyanır. Babası gidip su verir, hemen uyur.

3 Ocak:
Rüzgar öğlen ve akşam uyurken "açç" demektedir, hemen ardından açınca "pis" deyip kahkaha atarak "tapaaa" demektedir.Bu en az 4 kere olmaktadır. Bu yola çıkarken "ben ona uyacağım" diyen anne her istediğinde açıp kapatmaktadır. Rüzgar bu olayı oyuna çevirmiştir. Anne "bir de oyunu bıraktırmaya mı çalışacağız, allah allah" diye endişe etmektedir. Ve bugün de emmeden uyumuştur. Salonda ise japon çekirdeği çitleme ve "Bu Ezel' in dayısı da abartmış kardeşşş, ne öyle her an anlamları ile atasözleri şeysi yutmuş gibi konuşuyor, baydım yahu" anları yaşanmaktadır. Rüzgar gece 1 kere uyanmış ve su içip yatmıştır.

4 Ocak:
Anne bütün gün çalışmıştır. İşten dönüp öpüşme faslını bitirince "aç" deyip açtırıp "pis" ve "tapa" deyip tapattırmıştır Rüzgar. Uyurken "aç" bile dememiştir. Hatta annesi bir ara "yahu niye bu kadar çabuk vazgeçtin, içim acıyor ama, dün bebeydin bugün ne oldun" demiş, sonra da "e be kadın biraz da elindekiyle mutlu ol" diye susturmuştur iç sesini..Gece bir kere uyanmıştır. Anne zaten tiyatroya gidip Don Giovanni izlemiştir, ne de iyi gelmiştir doğumdan sonra ilk defa arkadaşlarıyla, çocuk oyunu olmayan bir oyuna gitmek.. Dönüşte de kocasının demlediği süper çayı bir paket eti cin in bisküvi formunda olan minicik şahaneleri ile lüpletmiştir. Sonrasında ölü gibi uyumuştur, gece ikilisi yine baba+ su olmuştur.

5 ocak:

Bir önceki günün aynısı.Anne bugün diğer günlerden farklı olarak meyve suyu içip petibör bisküvi yemiştir.

6 ocak:
"Aç" bile demeden uyumuştur. 9 da yatmıştır, 3 te su içip sabaha kadar uyumuştur. Anne her akşam bir kase dolusu çekirdek yiyip "midem bulanıyor" diyerek yatmak konusunda ısrarlıdır.

7 Ocak:
1 kere uyanmıştır, Sabah 5.14. Su içip uyumuştur. Çekirdek diyeceğim, siz anlayın.

8 Ocak:
Oğlum artık emmiyor diyen anne bunu not düşmeliyim diye bloguna koşmuştur.

Sorular ve Cevaplar:

Neden emzirmeyi bıraktınız Iraz Hanım?
Çünkü ben hep 18 ay emzireceğim dedim. 18 ay bir sınırdı benim için, bebeklikten çocukluğa geçiş sınırı. Anlar, dinler ve saygı duyar hale geliş sınırı. Diğer bir sebep ise sosyal hayatta zorluk yaşamaya başlamış olmamdı, olur olmaz aç diye tutturması yani. Bir başka önemli neden ise sütümün neredeyse hiç kalmamış olması, bu sebepten emiş gücünü arttıran oğlumun canımı yakmaya başlamış olması idi. E bir de uyku meselesi var ki, çok bilirim 4-5 kere uyandığımı. Ya da hiç bilmem 1 kere uyanıp su içip saniyeler içinde tekrar uyduğunu.İlla gecede 4-5 kere yapışır hale gelmiştik birbirimize. Ama bu son neden en önemsizi oldu benim için, hep yarar zarar ilişkisi kurdum diyelim özetle biz bu sorunun cevabına..

Sizce Rüzgar için bu nasıl bir geçiş oldu?
Bence süper kolay oldu.Demek ki Rüzgar buna hazırmış. Ama ben son 3 hafta boyunca sen artık bütüdün, süt de kalmadı diye hazırlıyordum onu. Demek ki işe yaramış. Öyle keyifli emiyordu ve öyle oyunlar oynuyordu ki emerken, çok zor olmasından çok korkuyordum. Şimdi aynı oyunları uyku öncesi yan yana uzanarak oynuyoruz. Daha çok sarılıyoruz uyku öncesi.

Zor olsaydı ne yapardınız?
Ertelerdim. Zaten bunun için Rüzgar' ı üzmeye hiç niyetim yoktu. 2 yaşına kadar emzirebilirdim hazır olmasaydı. Bu sebeple de kesin bittiği mesajını vermedim, kendi seçimiymiş gibi yaşattım bu süreci ona, aç dedi açtım kapat dedi kapattım. Ama çok hazırmış!!!

Ne değişti hayatınızda?
Ne zaman uyanır acaba tedirginliğini attım üzerimden, 1 kere uyanacağını biliyorum, hatta birkaç hafta içinde bunun da ortadan kalkacağını düşünüyorum. Onda da babası gidiyor. Beni geceleri unutsun amacımız..Babaya alışır mı alışmaz, nerden bildiğimi bilmiyorum ama babam yanıma gelsin diye zırt pırt uyanmaz.Bunun dışında büyüdü sanki yahu..Anladı artık bittiğini ve sukünetle kabul etti ya, büyümüş işte, daha ne olsun..

Siz nasıl hissediyorsunuz?
Garip..Özledim desem..Ben hazır mıyım buna diye sıkça sordum kendime..Çok keyif aldık ikimiz de bu süreçten, öyle tadını çıkarttık ki, öyle uyuduk sabahlara kadar, ilk altı ay sadece ben besledim oğlumu ek gıdasız, bugüne kadar da hep emerek aştı zorlukları..Aşı oldu emdi rahatladı, düştü emdi, uyandı emdi, özledi emdi..Şimdi kendini kötü hissettiğinde yapabileceğim tek şey sarılmak ve konuşmak..Artık eskisi kadar kolay sakinleşir mi acaba..

Siz akşamları habire yiyor musunuz kuzum?

Evet..evet..

Bitti mi?
Bitti..

Edit: Kimse bize aşure getirmeyecek mi kuzum..

5 Şubat 2009 Perşembe

Mevsimine Göre Beslenelim...

OCAK
Balık: Kefal, tekir,kırlangıç, strongilos, levrek,
Sebze: Kereviz, lahana, brüksel lahanası, brokoli, havuç, pırasa,ıspanak,
pazı, karaturp, kırmızı turp.
Meyve: Elma,nar, portakal, armut, ayva, greyfurt.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Sebze ve et suyu ile hazırlanmış çorbaları sofranızdan eksik etmeyin.
Hareketsiz geçen soğuk kış günlerinde çorbalar bağırsak sistemini
düzenler.Soğuk havalarda vücuda direnç veren balık ve baklagiller de en çok
tüketilmesi gereken besinlerden.

ŞUBAT
Balık: Uskumru, istavrit, lüfer, palamut, tekir, kefal, kalkan, gümüş
balığı.
Sebze: Brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, pazı, ıspanak, pırasa, pancar,
defneyaprağı, havuç, turp.
Meyve: Elma, portakal, muz, armut, greyfurt, ayva.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kansere karşı etkili lahanagilleri (lahana, brüksel lahanası, karnabahar ve
brokoli) sık sık yiyin. Bol betakaroten içeren havuç ile salata, zeytinyağlı
yemek veya havuç suyu hazırlayın.

MART
Balık: Levrek, kalkan, kefal
Sebze: Ispanak, havuç, pırasa,kırmızı turp, brokoli.
Meyve: Elma, muz.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Mart, yaza hazırlık ayıdır. Hafif beslenmeye ve diyet yapmaya başlamanın tam
zamanıdır. Mart, aynı zamanda ilkbahara geçiş ayıdır. Bu nedenle hafif bir o
kadar da direnç verici besinleri tüketmeye özen
göstermek gerekir. Balık, ızgara et, sebze ve meyveler bol tüketilmeli.

NİSAN
Balık: Kalkan, kılıç, kırlangıç, tekir, barbunya
Sebze: Taze soğan, tazesarımsak, kuşkonmaz,taze kekik, bakla, marul.
Meyve: Can erik
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kuzu etinin en taze ve lezzetli zamanı. Bu aylarda et olarak kuzu etini
tercih edin. Sütlü hafif tatlılar pişirin. Sabah kahvaltısında ve geceleri
yatmadan önce bir bardak süt için. Hafif ama sağlıklı beslenerek
ve açık havada düzenli yürüyüşler yaparak fazla kilolarınızdan
kurtulabilirsiniz.

MAYIS
Balık: Barbunya,levrek, kılıç, kırlangıç, dilbalığı.
Sebze: Enginar, bakla, madımak, semizotu, papatya, ebegümeci,domates,
salatalık.
Meyve: Çilek, yeşil erik, malta eriği, dut.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Çilek kısa ömürlü bir meyve. İçeriğindeki zengin vitamin (özellikle C
vitamini) ve mineraller sayesinde ani enerji verip, geçiş mevsiminde ortaya
çıkan yorgunluk belirtilerini giderir.

HAZİRAN

Balık: Mercan, levrek, barbunya.
Sebze: Enginar, taze patates, taze fasulye, bakla (ayın ortasına
kadar), bezelye, kabak, patlıcan, sivribiber, domates, salatalık, kuzu
ıspanak, semizotu, rezene, marul,üzüm yaprağı, taze soğan, tazesarımsak,
dereotu, dolmalık biber, çalı fasulyesi.
Meyve: Kiraz, yeşil erik, malta eriği, kayısı, şeftali, dut.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kısa ömürlü dut ve kirazı bu ayda bol bol tüketin. Her ikisi de zengin
vitamin ve mineral kaynağı.

TEMMUZ

Balık: Sardalya, barbunya, tekir, ıstakoz, böcek, pavurya.
Sebze: Domates, salatalık, bezelye, dereotu, kum havucu, taze
fasulye, kuzu ıspanak, kabak, patlıcan, semizotu, sivribiber, dolmalık
biber, çalı fasulyesi, barbunya fasulyesi.
Meyve: Kayısı, şeftali, kavun, sarı erik, karpuz, ahududu, vişne.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Semizotu, balıktan sonra en çok omega-3 içeren sebze. Vücut tarafından
üretilmeyen bir yağ asidi olan Omega-3, kalp hastalıklarına, zihinsel
karışıklığa ve bunamaya karşı ekili.

AĞUSTOS

Balık: Çingene palamudu, mercan, kılıç, sardalye.
Sebze: Domates, salatalık, patlıcan, dolmalık biber, çarliston biber,
sivribiber, taze fasulye, barbunya fasulyesi, kabak, mısır, kırmızı
salçalık biber.
Meyve: Kayısı, kavun, kırmızı erik, şeftali, vişne, böğürtlen,
karpuz, incir, mürdüm eriği, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Yaz meyve ve sebzelerinin en olgun zamanı. Meyveleri bol yiyin. Bunun
yanısıra balık, zeytinyağlı sebze, hafif soslu makarnaları
günlük öğünlerinize paylaştırın.

EYLÜL

Balık: Palamut, lüfer, kılıç, sardalye, kolyoz, kırlangıç.
Sebze: Mantar, patlıcan, mısır, pazı, biberiye, barbunya fasulyesi,
kabak, dolmalık biber, kırmızı salçalık biber.
Meyve: Mürdüm eriği, fındık, kavun, karpuz, incir, üzüm.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Eylül, kışa hazırlık ayıdır. Vücudu soğuk mevsime hazırlamak gerekir.Bol
balık, sebze, meyve ve makarna gibi enerji verici karbonhidratlar ağırlıklı
beslenin. Mürdüm erik ve fındığı hergün belli bir miktar
tüketmeye özen gösterin.

EKİM

Balık: Pamatu, lüfer, istavrit, barbunya, kılıç, mercan, sardalye.
Sebze: Mantar, fındık, ceviz, ıspanak, yerelması, pırasa, lahana,
kıvırcık salata, kırmızı turp, karnabahar, havuç.
Meyve: Armut, ceviz, üzüm,elma, greyfurt, mandalina, muz.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Ekim ayında omega-3 içerikli cevizin tam zamanı. Cevizi bu aylarda bol bol
tüketin. Ayrıca mantarlı nefisyemekler pişirebilirsiniz. Mantar, balık, et
ve sebzelere çok yakışır. Mantarı ızgarada üzerine peynir
serperek pişirip kahvaltıda da yiyebilirsiniz.

KASIM

Balık: Mezgit, ringa.
Sebze: Balkabağı, kabak, lahana, kereviz, pırasa, yeralması, havuç,
ıspanak, karnabahar, pazı.
Meyve: Ceviz, kestane, üzüm, elma,muz, mandalina, nar, armut, kivi,
greyfurt, Trabzon hurması.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Kasım ayında balkabağından bol bol yararlanın. Çorbası, tatlısı ve pastası
ile nefis lezzetler hazırlayabilirsiniz. Balkabağını ayrıca etli sebze
yemeklerine de ilave edebilirsiniz. İçerdiği bol betakaroten
sayesinde kansere karşı etkili bir sebze.

ARALIK
Balık: Levrek.
Sebze: Balkabağı, lahana, yerelması, pırasa, brüksel lahanası,karnabahar, havuç, ıspanak, kereviz, pazı, kara lahana.
Meyve: Elma, mandalina, portakal, nar, armut, muz, kivi, kestane,
greyfurt, ayva, Trabzon hurması.
Bu ay sofranızdan eksik etmeyin:
Soğuk algınlığı hastalıklarına yakalanmamak için sağlıklı beslenin.Portakal
veya greyfurt suyu için. Ispanak, baklagil, et, yoğurt, muz,elma ve
kuruyemişleri bol tüketin.

22 Ocak 2009 Perşembe

Rüzgar 6 aylık, helikopter sineği, ek gıda




tarih : 13.01.2009
yaş : 6 ay
kilo : 9180 gr
boy : 69.3 cm
baş ç : 45.1 cm

Rüzgarım 6 aylık..

Bu post aslında gecikti de gecikti..Hastanede çok yoğunum ve evdeki yoğunluğum oldukça tahmin edilebilir..Bir de oğlumun kendini son zamanlarda helikopter sineği (böceği miydi) zannediyor olması da ayrı bir meşguliyet..iiiiiiiiiii-ıııııııııııı-aaaaAAAaaa(büyük “A” lar yükselen sesleri temsil ediyor) diyerekten beni ya da babasını yanına çağırıp aynı anda ayaklarını yeme gayretinde oluyor, çağrısına cevap alamadığı durumlarda ise “ben duramam artık buralarda, gitmem lazım kardeşim” hissiyatına kapılıp kalkmakta olan bir helikopterin çıkardığı sesin 6 aylık bebek versiyonunu çıkarıyor..Yani Rüzgar evde her anımızı ve her yerimizi kaplıyor..Akşamları ise, sabah 6 da kalkan anne “oh oğlum uyudu hadi ben de şimdi azıcık internette gezineyim, kocamla şöyle 2 laf edelim, ben onun sigarasından bir fırt çalayım, sonra da film mi izlesek acaba” diyor..ama 12 olmadan uykuya tam dalamayan ama gözünü açmadan anneyi (bakınız yukarısı) çağıran Rüzgar Suman ın yanına uzanmamla uyumam bir oluyor..Yazık kocama ve gün be gün biriken o güzel filmlere..

Bu ağırlıklı bir ek gıda post udur..Nedense böyle bir anons cümlesi yazmak geldi içimden..Aylarca okudum, notlar aldım, sordum soruşturdum..İlk 6 ay anne sütü dedim de sonrasında ek gıda ne kadar olacak, yani gerçekten ek gıda mı olacak yoksa anne sütü mü ek gıda haline gelecek merak ettim..

Bir sayfa dolusu soruyla gittim doktorumuza..Hem de heyecanlı..

Neler yasak?
Bal, tuz, şeker, bakla, patlıcan, inek sütü, çilek, kivi, çikolata, yumurta beyazı, çiğ domates,salça.
Kırmızı et, balık, tavuk?
8 aylık olduğunda tüm hayvansal gıdaları alabilir..
Ayda kaç gram/kilo alması lazım?
250- 500 gram arasında alırlar genellikle..
Ekmek?
Yiyebilir..Benim ekmek yapma makinem var, 7 tahıllı un alıp kendim yapacağım ekmeğini, bizim için de zaten tam buğday unundan yapıyorum ekmek..
Karaciğer-dalak?
Evet, hem de çok iyi olur..Sakatat zengin bir öğün bebek beslenmesinde..
Labne?
Önce tuzsuz lor, protein deposu..Zaman içinde tuzu alınmış peynir..Labne sanırım bunların muadili..Ben almayacağım..
İrmik?
Olur..Kıvam verir, içeriğin kalori değeri artar..
Ceviz, badem, fındık?
8 aylık olduğunda, ama mutlaka tahta havanda dövüp un haline getirerek..
Kaç cc su?
Fark etmez..
Demir şart mı, pekmez versem?
İkisini karıştırıp ver, o kötü pas tadı gider..
Soğan, sarımsak?
Olur..
Yumurta sarısı/ beyazı?
Beyazının alerji riski vardır, sarısı…Onu da azdan başlayıp arttırarak..
Kuru meyve?
Sadece doğal yolla kurutulmuş olanları..Ben gün kurusu aldım..

Pratikte neler oluyor peki..Sabah emzirip gidiyorum..Uyanıyor ve deep freze den çıkmış anne sütü içiyor tekrar..Sonra evde günlük pastörize sütten mayaladığım yoğurdu bayıla bayıla yiyor..Sonra cam rende kullanarak taze hazırlanmış meyvesini bayıla bayıla yiyor..(Elma- armut- muz, bazen üçü karışık bazen sade)..Hemen sonra değil tabiki, göz kararı bir sonra bu…Sonra sebze çorbası içmiyor..Evet..Başlangıç için patates- havuç- pirinç öneriyorlar..Düdüklüde haşladım, boza kıvamına getirdim..I-ıh..Tamam yoğurt ve meyveye de aynı tepkiyi verdi ama 2. gün yedi..Bunu ise asla..Birkaç gün denedim, sadece patates, sadece havuç, pirinci çıkart irmik koy..Olmadı olmadı..Hala ana gıda anne sütü, ek gıda gerçekten ek gıda..Belki de zaten böyle olmalı..Ama sütüm bir azalıyor bir çoğalıyor ve ben mama vermek istemiyorum doymadığı zamanlarda..Sonra tarhana denedim..Ona da hayır..Yani daha hiç çorba içmemiş bir bebeğe de daha ne denenir ki..Son durum ise çorba-yoğurt karışımı, lüp lüp mideye..Zamanla yoğurt azalacak ve ara öğün olacak..Henüz çorbaya adapte olamadığı için kahvaltının bahsi bile geçmiyor tabiki..Ek gıda is ek gıda yani..Zaten 18 aya kadar emziririm diyorum...O zaman yeni tatlara açık hale getirdikten sonra bol bol anne sütüne devam diyenlerdenim..Mama ve hazır hiçbirşey yok fark ettiyseniz..Mevsim sebzeleri ve herşey ev yapımı..Organik bulmak da zor burada..

Oğlumun önden giden göbeğinden sebep muhallebi vermek istemiyorum, uydurdum bir şeyler, biraz da Ayça dan ilham aldım, buğday nişastası ve irmik pişirip meyve püresi ekliyorum, muhallebi niyetine yiyor..Zamanla tahıllarda deneyeceğim..


Peki neler yapabiliyor??Eline aldığı çıngırağı hızla sallıyor ve de onu öyle görenler "-aa, çok kızmış yahu bu çıngırağa" diyebilirler, öyle bir hırsla yani..Buzdolabının üstündeki magnetleri düşürmeden kavrayabiliyor, artık bir elinden ötekine de geçiriyor, son durak ağzı her zamanki gibi..Bu noktada dikkatini dağıtıp magnet i elinden alınca hele de uykusu varsa "gerii veeeeer" tadında bir ağlamak başlıyor..Oyun halısında geçirdiği zamanlar uzadı..Bazen 20 dakika!!! Artık yatar pozisyondan kalkar pozisyona geçme gayreti, hala desteksiz oturma yok..Yani puseti sürekli yatar pozisyonda değil artık..Bir de nam nam,yok daha çok tlap tlap, ağız şapırdatma yani..Çağıran kişi anne ya da babaysa kucaktan kucağa hafif meyletme...

İşte böyle büyümekte..