sobe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sobe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2009 Perşembe

Buyrun Ödül Törenime..




Hande beni ödüllendirdi..Rüzgarcığıma teşekkür ederim emeğinden, varlığından ve blog sebebim olmasından dolayı..Ödül törenimi de yapıverdim şuracıkta..Gelelim ödül gereği kendimle ilgili 7 ilginç şeyden bahsetme kısmına..

1) Süper seksenler kızı dansı yapıyorum. Şöyle ki , 80 doğumluyum, ergenlik yıllarımda okul kermesi falan olurdu, bir de diskosu..Garip garip figürler yapardık, adı da dans!!Arada canımız sıkılınca ben dans ederim evde, çok güleriz ailecek, Rüzgar da zıplar falan, hatta kocacım bana Harun Kolçak tan "Gir Kanıma" isimli nostaljik klibi hediye etti 2 gün önce, parti var bizde bu aralar, buyrun gelin..

2) Çok kokluyorum..Sarılırken kokluyorum, çamaşır kokluyorum, tabak kokluyorum, masa kokluyorum, insanların isimlerini değil ama kokularını mutlaka anımsıyorum..

3) Bütün çoraplarımın ayak baş parmaklarının denk geldiği yer delinir :(( Tırnaklarım hep kısadır ama oralar hep delinir. Çorap yamadığım zaman gariban bir ruh haline bürünsem de haftada 1 yeni çorap almak mantık dışı ve ben çoraplarımı seviyorum..Durum böyle olunca alıp iğne ipliği dikiyorum.

4) Bir yerde yemek yemeğe gidince öncesinde çatal, kaşık ve bıçakları silmek istiyorum..Ama mekan sahiplerine ve çalışanlarına ayıp edermişim gibi geldiğinden kimsenin bakıp bakmadığını kontrol edip hızlıca masanın altında siliyorum..Yüzümdeki o ifadeyi görse birisi der ki "ahanda şimdi atacak hepsini çantaya"..

5) Kurşun kalem kullanmıyorum. Kurşun kalemi çok nostaljik ve romantik buluyorum ama yazdıklarımın silinmesinden delice korkuyorum. Pisikolok obsesif mi ne?!?

6) Parantezden hiç hoşlanmıyorum. -> ) Bu yani..Ergenlik yıllarımda hiçbirşey parantez içinde aktarılacak kadar kıymetsiz değildir demişti bana içsesim, o gün bu gündür hoşlanmıyorum kendisinden. Kullanmamaya gayret ediyorum.

7) Ayakkabısını sevmediğim insanları sevemezmişim gibi geliyor, bir de dilbilgisi kuralları takıntım var..

Aaa, deli miyim ne ?!?

Şimdi ben de 3 kişiyi ödüllendiriyorum.

1) Sedefciğim söz sende!!!
2) Bebeğine süper şeyler alan güzel insan, paylaşımcı anne elim sende!!!
3) özgür Anne, daha da tanışalım :))

Şimdi benim ödüllendirdiklerim de böyle 7 madde sıralayıp 3 kişiyi ödüllendireceklermiş, öyle bir akış imiş bu..Bence isterseniz yapın, istemezseniz de öyle durun, yazmayın bile, kasmayın ,sıkılmayın, ben eğlendim ama, demedi demeyin..

Sevgiler..

4 Nisan 2009 Cumartesi

sobe..

Hülya sobeledi beni..

Benim sıpamın enteresan maharetleri..

Oğlum uyumak istediğinde çok güzel e,e,e,eee der..

İlgilendiği birşey elinden düşerse bir iki almaya çalışır, baktı olmuyor hiç yormaz kendini..Ama olur ya babası ya da ben alalım elinden, basar feryadı..Ben de hiç hoşlanmam engellenmekten ama kendim vazgeçerim, tembelleşirim, kendime şımarırım o ayrı..

Aynı Tuna gibi, yoğurtsuz yemez hiçbirşey..Kime çekmiş bilmem, ben kırk yıl yemesem aklıma gelmez, babası da bana kızar, benden dolayı yemediğini iddia eder, oğlum bu konuda ikimizi de takmaz, her öğün- kahvaltı dahil- yoğurt yer, annesi de elleriyle mayalar..

Pusette ya da otururken hatta bazen uyurken bile ayak ayak üstüne atar, minicik bir ayağını öteki minicik ayağının üstüne..Benim kocaman ayağımı öteki kocaman ayağımın üstüne koymam gibi, evet evet uyurken..

Benim oğlum herşeyi sallar..Çıngırağı, havucu, topu, dişliği..Ses icat etmek ister..Babasına çekmiş..

Çapkın çapkın, yandan yandan güler..Her seferinde annesini fena tavlar..

Dayısına bayılır..Heyecanlanır..Ben işten geldiğimde bana bile yapmadığı kadar çıldırır kucağına gitmek için..Olmadı ağlar..Bir de dayısı gibi kereviz yer, bayıla bayıla..

Aklıma gelenler bunlar..

Bu da bir başka bal böcek hali oğlumun, böyle bulduk yatakta..Bu hal kimseye çekmemiş..





Nev'i şahsına munhasır Rüzgar'ım..

9 Kasım 2008 Pazar

bu bir ilk, sobelendim..



Çok yeni bir blog yazarıyım ben ve an itibariyle feci heyecanlı :))

Hamarat Anne sobelemiş beni, sobe konusu ise çantanızda neler var..ben de çok hızlı fotoğrafladım..yapmam gereken bu sanırım? ilk defa sobelendim, çok da emin değilim, yapmam gereken bu mudur? evet evet budur :



bir adet cüzdan, çok severek aldım ama yurdumun her köşesinde minik adamların istilası var..bu da Çin' de yapılmış, kenarlardan dikişler attı hafif hafif..

1 adet parlatıcı, gün içinde çok da parlatmıyorum kendimi ama ya parlatırsam diye 1 senedir tüm çantalarıma transfer ediyorum, bir de çilek kokuyor ve de yapış yapış..onu sürünce mümkünse yeme ve içme..evet ben sevmiyormuşum bu parlatıcımı..

1 adet kırmızı oje, ve de nasıl bir farkındalık dalgası sardı bir anda her yanımı, ben Rüzgar doğduğundan beri kırmızı oje sürmüyorum!!!oysaki çantamda taşıyacak kadar büyük bir aşk vardı ojemle aramızda!!!birazdan kavuşacağız o zaman, oğlum babasının dizinde uyumaya devam ederse tabiki..aslında ayrılığımızın sebebi bu sanırım, ya kurumadan Rüzgar uyanırsa..

1 adet kitap, ki bunu paylaşmıştım daha önce..

1 paket ıslak mendil, olmazsa olmaz, eksik kalırım..ıslak mendilin sağında 1 ruj..rimel ve allık sabah, öğlen ruj tazelenir, sonra da zaten evde olunur..

zeminde makaleler, tezim için oku oku bitmez bir makale arşivim var..bu koca çantada bu yüzden var sanırım..bir de akşamüzeri yürüyüşlerinde Rüzgar'ın bezi, yedek giysileri ve ıvır zıvırı için..

arkada durup bezgin bezgin bize bakan tablodaki "ms" ise tabiki çantamdan çıkmadı ama fırsat bu fırsat diye onu da çektim..kendisi bu bankın üstünde geleni karşılar evimizin girişinde, gidenlerle ise hiç ilgilenmez..ortaokul yıllarında, anadolu liselerinin en başarılı olduğu yıllarda ben de bir AKBAL öğrencisi iken, resim dersleri tek nefes alabileceğimiz ders olmasına rağmen bir korku filmi izler gibi geçer iken, resim öğretmenimiz X Bey iken..bu çalışmanın teknik adı nedir bilmiyorum ama benim anılarımda şöyle kayıtlıdır..evin kütüphanesinden rastgele bir Ana Britannica alınır ve rastgele bir sayfa açılır.. bir portre çalışma bulunur, diklemesine ortadan ikiye kesilir, X öğretmenimizin "emir"leri ile yüzün diğer yarısı orjinal yarısına bakarak çizilir..sonra bu çalışma herkes tarafından çok başarılı bulunur, Iraz çöp adam bile çizemez çünkü..ve yıllarca özenle saklanır. gün gelir "kocam" an Turgut çok beğenir ve de bulunan uyduruk bir çerçevenin içine alınır, asılacak yer bulunamaz, çünkü bir korku objesi de olabilir bu sanat eseri!!!evin girişindeki bankta alır yerini..ve biz bir aile büyüğümüz kadar hürmet ederiz kendisine..

işte böyle.. teşekkür ederim hamarat anne..yaşayan bir yermiş blogum..ne güzel..