Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aktivite etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2012 Pazartesi

Atölye Çocuk ile Çocuklu Yaz Tatili

1 – 7 Temmuz’da Atölye Çocuk Faralya’da!!!!



Biz, “Atölye Çocuk” (Uzman Psikolog Iraz Toros Suman) ve “Çizgi Çocuk Atölyesi” olarak, 3-9 yaş çocukları için Akdeniz’in büyülü güzelliklerinden biri Faralya, Patika’da ailecek keyifli, oyun dolu, sanat dolu bir hafta hazırladık.

Çocuklar, doğada keyifle öğrensinler, deneylesinler, resim, heykel, baskı çalışmaları yapsın, hayallerini hem 2 boyutlu hem 3 boyutlu gerçeğe taşırken, keyifle yeni ifade yolları bulsunlar.
Oyunlar oynayıp, hem kendi kendilerine, hem aileleriyle eğlenip öğrensinler.
Doğa ile iç içe keşifler yapacakları, parçası oldukları dünyayı farketsinler.
Ekolojik ve lezzetli yemekler ile hem ruhlarınını hem bedenlerlerini doyursunlar.
Faralya/Fethiye’nin doğasında, ailecek bu kaliteli zamanı birlikte deneyimlemek için 1-7 Temmuz’da  Patika’da buluşalım.

YEMEK ( Tam Pansiyon)
Patika’nın yemek anlayışı kısaca şöyle:
“Organik tarım yaptığımız bahçemizde zeytinden avakadoya narenciyeden yeni dünyaya kadar pek çok ağacımızın bulunduğu yaşam alanımiz beş dönümdür. Yemeklerimizi komşumuzun zeytinlerinden elde edilmiş yağla yapıp, bahçemizin baharatlarıyla süsleyip alışverişimizi köy pazarından yapmaktayız. Dönemsel olarak Ayurvedik beslenmeden çiğ beslenmeye kadar pek çok beslenme sistemini uyguladığımız mutfağımızda yemekler hep beraber yenilmektedir. Yemeklerin hazırlanıp, sofranın kurulması ve kaldırılmasında hep beraber calısmaktayız.”

KATILIMCI EĞİTMENLER VE ATÖLYELER

     

Atölye Çocuk/ Iraz Toros Suman   http://www.iraztoros.com/atolye-cocuk
Çizgi Çocuk Atölyesi/ Yasemin Erdin Tavukçu  http://www.cizgicocukatolyesi.com
Erol Benjamin Scott/ Patika’da her sabah yetişkinlere (yeni baslayanlara ve orta derecede yoga yapanlara) yönelik yoga dersleri verilecektir.http://www.patikadayolculuk.com/yoga.html

 ÜCRET VE KALIŞ


6 günlük için çocukların çalışmalara katılım payı çocuk başı 300 TL olarak belirlenmiştir ve çalışmalara katılım için %20 kardeş indirimi var. 6 gece 7 gün tam pansiyon konaklama için 4 taş ev, 4 bungalov  ve 2 çadır seçenekleri vardır. Katılım 10 aile ile sınırlıdır. Çocuklardan kalış ücreti alınmamaktadır.

Taş oda:      
Kişi Başı : 95 x 6  :  570TL
Oda kaç kişilik:  3
Tek kişi kalış: Günlük +25TL
Bungalov :
Kişi başı    75 x 6  : 450
Oda Kaç kişilik:  3
Tek kişi kalış: Günlük + 20TL
Çadır:
Kişi başı:   40 x 6  : 360TL
Çadırlar yüksek olup içlerinde yataş yataklarından vardır ve iki kişi kalabilir.

Rezervasyon için:  
Erol Benjamin Scott
erolbenjamin@yahoo.com
0533 650 80 70

2 Şubat 2012 Perşembe

Rüzgar Çizgi Çocuk Atölyesi' nde..

Bu hafta trafik ışıklarını çizdi, bir de yanan bir bina, itfaiyeciler ışıkta beklemeseler de olur dedi sonra..Beş dakika sonra bu hafta resim atölyesine gidecek miyim acaba, kar duracak mı dedi..Ve sonra yangın çizdi..




Ve herşeyi saklıyoruz anne-oğul uzun süredir, yangın resimlerindeki alevlerin ayrı küçük küçük parçalara resmedilmişlerini, mutlu canavarları, kızgın denizanalarını, hiçbirşeye benzemeyen ufak ufak bulut parçalarını (?!?).Saklıyoruz tarih atarak, klasörleyerek, değer vererek..


Yasemin ile ilk tanıştığımızda "çöp adam bile çizemem" dedim, "öyle değil işte" diye başladı ve öyle heyecanla anlattı ki..Rüzgar gelsin sana dedim, hala kendimden vazgeçmiş ya da zaman yaratamazmış bir ruh hali içinde,ama Rüzgar gitmeli mutlaka diyen iç sesim hala kulaklarımda...



Rüzgar şimdi her Cumartesi Çizgi Çocuk 'a gidiyor. Rüzgar' ı etkileyen çok şey var, beni etkileyen ise gerçekten bir atölyeye gidiyor olması..


Mış gibi yapılmayan, "aferiiiin, muhteşem olmuş,hadi herkese gösterelim" diye bağıran yetişkinlerin olmadığı bir atölye...

Yani çocuğu kendi haline ve doğasına bırakan, dolayısıyla uğruna çok şey yapabileceğim "benden beklemeden kendini onaylayan çocuk" a katkı sağlayan bir deneyim bu Rüzgar için..



Üstelik "gerçekten" atölye..Çocuk dostu görünmek(!) için çizgi film karakterleriyle doldurulmamış, A 4 kağıda ne çizeceğini söyleyen yetişkinlerin olmadığı, bir ressam ve bir heykeltraşın paylaştığı bir sanat atölyesi..Girince sizi de içine alan başka bir dünya..


Çocukluğumu hatırlıyorum, böyle bir atölyede kendi çocukluğumu hayal ediyorum, şimdikinden daha hayalperest olabilmem için eksik kalan tek parça bu belki de, yaratabileceğim bir zemin..


Rüzgar bir hamur parçası ile bütün gün gezip onu jet uçağı, neptün toprağı, bebek tüyü(?) ve benzeri pek çok şeye dönüştürüyor gün içinde..Hele bir de pelerinini giyip evin içinde koşmaya başladı mı, post modern bir film çekilebilir ağzından dökülenlerle, hayalleriyle..


Yani Rüzgar' ın hayalleri, elleri, ruhu ve bugünü için, iyi ki var Çizgi Çocuk Atölyesi...

Biraz daha fazlası için Çizgi Çocuk Atölyesi' nin ik animasyonunu izleyin mutlaka!

21 Aralık 2011 Çarşamba

Atölye Çocuk, Iraz' ın Oyun Grupları, Kış Programı

Bebeklerin ve çocukların yaşıtlarıyla zaman geçirmeleri psikososyal gelişimlerine dikkate alınmayı gerektirecek bir katkı sağlar. Oyun, çocuğun kendi deneyimleriyle öğrenmesinin en etkili yoludur; oyun uyumdur..

7 Ocak Cumartesi "Atölye Çocuk, Iraz' ın Oyun Grupları, Kış Programı*" eşliğinde oyunlar oynamaya başlıyoruz!!!

9-14, 15- 24, 24-36 ay araligindaki cocuklarin ebeveynleri ile katılımına açık olan oyun gruplari, Cumartesi gunleri 5 ayri saat secenegi ile baslayacaktir. Saatler 10.30, 12.15, 14.00, 15.45 ve 17.00 dir. Haftaiçi katılımcı olmak isteyen ailelerin talepleri degerlendirilecektir.


*Iraz' ın Oyun Grupları 4 ayrı donemden(guz, kis, bahar, yaz) olusmaktadir; her donemin programı birbirinden bagımsız ve farklı hazırlanmaktadır. Katılımcılar devam eden programlara da katılabılırler.

ATOLYE COCUK

IRAZ’IN OYUN GRUPLARI KIŞ PROGRAMI

1.Hafta: Ellerim ilk oyuncağım: Hissederek oynuyorum.

2.Hafta: Mevsimleri duyuyorum: Kış ayını tanıyorum.

3.Hafta: Hayvanlar benim dostum: Onlarla yaşıyorum.

4.Hafta: Renkler benim ilk oyuncagim: Kendi renklerimi yaratıyorum.

5.Hafta: Meyveler ve sebzeler: Kendi tabagimi hazirliyorum.

6. Hafta: Mutfakta çok eğleniyorum: Yaşayarak öğreniyorum.

7. Hafta: Sekilleri öğreniyorum: Parçadan bütüne gidiyorum.

8. Hafta: Müzikli bir kış günü: Sarkılar söylüyorum.

9. Hafta: Evimde Saklanan Oyunlar: Yeni oyunlar öğreniyorum.

10. Hafta: Ben Bir Kucuk Sanatciyim: Ilk eserlerimi uretiyorum.


Atölye Çocuk

Uzman Psikolog Iraz Toros Suman

0 216 410 21 30

info@iraztoros.com

Suadiye Mahallesi, Öğretmen Hayrullah Sokak, No 8/1

İstanbul

*Programın tüm yasal haklari Uzman Psikolog Iraz Toros Suman' a aittir.



16 Aralık 2011 Cuma

Çocuk Kütüphanesi

Dün benim okul günüm ve okulun gezi günü idi..Toplaştık çoluk çocuk, gittik bilindik bir çocuk kütüphanesine..Çocuk kütüphanesi mi dedim..Büyükler için basıldığı düşünülen kitaplarla dolu dikdörtgen bir salonun bir ucundaki dinozor dolaba istiflenmiş (!) kitaplarla dolu kısım sanırım tabelaya çocuk kütüphanesi yazmalarının sebebi..

Derin bir nefes alıp çocukların bir beklentisi zaten yoktu, hem çocuk olmak adaptasyon becerisin, , bıdı bıdı ... dedim. Yani kendimi sakinleştirmeye çalıştım..

Ta ki kütüphane görevlisi kitapları öğretmenler seçip çocuklara dağıtacak diyene kadar. Neden dedim? Çünkü kitaplar dağılır dedi. Öğretmen alınca da dağılmaz mı dedim. Öğretmen aldığı yere koyar dedi. Çocuklar da koyarlar dedim, koymazlar , hem neden itiraz ediyorsunuz ki, hep böyle yapıyoruz dedi. O zaman hep yanlış yapıyorsunuz dedim. Öyle yüzüme baktı. Biz şimdi yanlış yapmayacağız ama, çocuklar seçecekler kitaplarını, yine kendi seçtileri bir yerde inceleyecekler, sonra da aldıkları yere bırakacaklar kitapları işleri bitirince dedim. Öyle de oldu..Görevli şaşkınlıkla izledi, 20 çocuk vardı bu gezide, çıt çıkmadı kütüphanede. Kütüphanecinin şaşırdığı sessiz olmanın kütüphanede bir gereklilik oldugu sebepleri ile açıklandığında çocukların sessiz kalabilmeleri idi..

Çünkü yurdumun güzel insanı zanneder ki; çocuk dediğin kurallara asla uyamayan bir gürültü yumağıdır, çocuk dediğin yetişkin olmadan kitap bile seçemeyecek kadar yetisizdir, çocuk dediğin oturamayan bir ortalık karıştırıcıdır ve çocuk dediğin yetersizdir..

....

Kütüphanelerle ilgili benimle aynı fikirde olanlar var, mesela Adam Olacak Minik!

Neyse neyse, hayal kuralım hadi, bizim de böyle çocuk kütüphanelerimiz olsa diye...












13 Aralık 2011 Salı

Ekolojik Yılbaşı Ağacı!

Biraz tutturukluğum anneliğimden mi uzmanlığımdan mı(!) bilinmez, Sevgili Ayça ve Sevgili Cüneyt'i her gördüğümde hadi hadi hadi dedim durdum!!! Ki Duru' yu haftada 3 gün oyun oynamaya getirdiklerini düşünürsek hiç az değil!!!

Ve sonuç:














Ve akşam Rüzgar' ınkini açtık (şimdilik fotografı yok çünkü Turgut'la Orff derslerine gidiyor makinamız), öyle boyadı, öyle boyadı ki, sonunda "sanırım ben bir ressamım anne" dedi, salonun orta yerinde bıraktı ki sabah devam edebilsin..Bu sanat eserinin en güzeli defalarca boyanabilir oluşu, yani günlerce :)

Sanat eseri diyorum çünkü çocukların ilk karalamalarına dahi sanat eseri muamalesi yapılması gerektigini anlatır dururum hem oyun gruplarımda hem de seminerlerimde..

Büyük alışveriş marketlerinde satılan "plastik" lere inat, çocuğun yaratıcılığını ortaya koydugu ve "ben yaptım" dedigi bir yılbaşı ağacı, daha ne olsun..

Ve sonunda satın almak için:
http://duvuu.gostorego.com/cocuk/ekolojik-yilbasi-agaci.html



İyi ki yaptınız!!!

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Resim.



Bu bir örüncek annecim, gezmeye gelmiş itfaiye istasyonuna, bak buraya da uzun bir ağ yapmış kendine...Bu da itfaiye deposunun itfaiye merdiveni,şurada da itfaiye alarmı var...

Annecim şu resmimi de anlatayım mı sana...

....

Artık anlatacak çok şeyinin olması öyle keyif ki benim için, uzun uzun dinliyorum onu, susabilmenin önemini bildiğime şükrederek, onun sesini bastırmayarak...

....

Her resmine, okuldaki okuma yazmaya ilgilerini çekme uygulamaları sebebiyle adını iliştirmek istiyor, ben onun alanını kullanmamak için adını kağıdın arkasına yazmaya gayret ediyorum..

Bu vesile ile, Iraz' ın Oyun Grubu anneleri ezberlemiş olsa da, bir kere daha kitap önereceğim, Susan Striker, Çocuklarda Sanat Eğitimi..
....

Bir de Küçük Kara Balık Çocukevi' nde ve kendi atölyesinde çocuklarla yapacağı resim çalışmalarını koca kız heyecanıyla beklediğim arkadaşım, ben çöp adam bile çizemem söylemimi zayıflatan, ressam Yasemin Erdin Tavukçu' yu tanıyın isterim hem kendiniz hem de çocuğunuz için..Uzun uzun anlatmama gerek yok, bu yazısını okuyunca çalışmaları beni neden heyecanlandırıyor anlayacaksınız: Çocuğunuzun yaratıcılığını desteklemenin birkaç yolu... Hadi başlayalım artık Yasemin!!!






24 Temmuz 2011 Pazar

Ofisimiz, Yaz Gruplari, Yaz Okulu...

Yeni yerime taşındım..Fotoğraflar yakında..Benim içime sindi, Rüzgar' ın da içine sindi, sürekli oyuncaklarından yeni şeyler seçip,ki bu yaş için pek beklenilesi bir davranış değil, anne bunu da ofisimize götürelim diyor.."Ofis" den "atölye" ye geçişimiz yakın, Rüzgar benimserse tabiki..

Atölye' nin ilk etkinliklerini duyurmak için burdayım, her zamankinden farklı bir heyecanla, misafirler gelmeden "bir" an önce etrafa son kez göz gezdiren bir annenin duygusuyla..

İşte 3 yaş altı ve istek üzerine 3 yaş üstü yaz programlari:

“Çöl çok güzel” dedi küçük prens, “çünkü bir yerlerinde bir kuyu gizliyor.”

Küçük Prens, Saint- Exupery



Iraz' ın Oyun Gruplari, Yaz Programi, 3 Yaş Altı



1.Hafta: Doğayla dost oluyorum: Yaşayarak öğreniyorum, doğadan toplanmış parçaları birleştiriyorum.
2.Hafta: Renkleri Öğreniyorum: Oynayarak Kendi Renklerimi Yaratıyorum.
3.Hafta: Su ile Oynuyorum: Suyla Oynarken Neler Öğrenebileceğimi Keşfediyorum.
4.Hafta: Şekilleri Öğreniyorum: Oyunlar Eşliğinde Parçadan Bütüne Gidiyorum.
5.Hafta: Hava, Kara ve Deniz: Taşıtlarla Dünyamızı Tanıyorum.

Sonunda...

5 haftanın sonunda tüm ailelerle Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatörlüğünde bir yaşantı grubu oluşturulacak, geride bırakılan 5 saatin analizi yapılacak, çocuklarının gelişimi hakkında değerlendirmeler sunulacak ve tüm sorular moderatör tarafından cevaplanacaktır.

SIK SORULAN SORULAR

Program ne zaman başlayacak?
Ağustos ayının ilk haftası oyun grubu buluşmaları başlayacaktır.
Iraz’ ın Oyun Grupları’ nın var olma sebebi nedir?
Büyüyen ve evin bir ferdi olduğunu hissettiren çocuğunuzla birlikte geçirdiğiniz zamanı nasıl verimli hale getireceğinize dair somut yönlendirmeler sunmak..
Çocuğunuzun gelişimi ile ilgili sorularınıza bir uzman bakış açısıyla cevaplar bulmak.
Çocuğunuzu oyuncaklarla değil oyunla büyütmenin önemini kavramak ve oyun üretebilen bir ebeveyne dönüşmenize yardımcı olmak..
Ebeveynlik stilinizde farklılıklar yaratacak alternatif bir bakış açısı kazanmanızı sağlamak..
Oyun grubu programı hangi yaşta çocuklar için uygundur?
Oyun grubu programı 3 ayrı yaş grubuna odaklanarak hazırlanmıştır. Bu yaş aralıkları 9-14, 15- 24 ay, 24- 36 ay, 36 ay ve üzeri şeklinde çocukların gelişim evreleri göz önünde bulundurularak bölünmüştür.
Oyun grubu buluşmaları ne sıklıkta ve ne uzunlukta olmaktadır?
Oyun grubu buluşmaları haftada 1 gün ve 1 saat şeklinde olmaktadır. Aktivite odaklı oyun grubu buluşmalarının saati çocukların dikkat süreleri göz önünde bulundurularak belirlenmiştir.
Oyun grubu buluşmalarından beklentim ne olmalı?
Uyum sağlama ve öğrenme becerileri yüksek, sosyalleşmeyi içselleştirmiş bir çocuk yetiştirmek, alternatif eğitim metodlarına öncelik tanınan yeni bir anne bakış açısı kazanmak, klasik oyuncaklara alternatif doğal ve geri dönüşümle kazanılmış oyuncaklarla keyifli oyun saatleri geçirmek olmalıdır.
Oyun grubu buluşmalarında öğretmen kimdir?
Oyun grubu buluşmalarında bir öğretmen yoktur. Grupların tamamında Uzman Psikolog Iraz Toros Suman ve Ritm Eğitmeni Turgut Suman moderatördür. Anne & çocuk aktif katılımcılardır ve çocuğun yaşayarak öğrenmesi esas alınmaktadır.
Oyun grubu buluşmaları nerede gerçekleşecektir?
Oyun grubu buluşmaları Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın Çocuk Atölyesi’nde gerçekleşecektir.


Iraz' ın Oyun Grupları, Yaz Okulu, 3- 6 yaş Aralığı
PROGRAM



1.HAFTA
Pazartesi


Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Şarkıların Ritmini Buluyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Atık Materyal”

Cuma

Yaratıcı Sanat Çalışması
“İp Boyama”

2.HAFTA

Pazartesi
Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Ritm Çubukları İle Oynuyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Renkler”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“T-Shirt Boyama”

3.HAFTA

Pazartesi
Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Kendi Müzik Aletimi Yapıyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Kağıtlar”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“Saksı Boyama”

4.HAFTA

Pazartesi

Turgut Suman’ la Ritm Atölyesi
“Müzikli Bir Masal Dinliyorum”

Çarşamba
Geri Dönüşüm Atölyesi
“Hayvanlar”

Cuma
Yaratıcı Sanat Çalışması
“Duvar Boyama”

Sonunda...

4 haftanın sonunda tüm ailelerle Uzman Psikolog Iraz Toros Suman moderatörlüğünde bir yaşantı grubu oluşturulacak, geride bırakılan 4 haftanin analizi yapılacak, çocuklarının gelişimi hakkında değerlendirmeler sunulacak ve tüm sorular moderatör tarafından cevaplanacaktır.

SIK SORULAN SORULAR

Program ne zaman başlayacak?

Ağustos ayının ilk haftası yaz okulu buluşmaları başlayacaktır.

Yaz Okulu programı hangi yaşta çocuklar için uygundur?
Yaz Okulu programı 36 ayini doldurmuş, 72 aya kadarki yaş aralığında olan cocuklara odaklanarak hazırlanmıştır.

Yaz Okulu buluşmaları ne sıklıkta ve ne uzunlukta olmaktadır?
Yaz okulu buluşmaları haftada 3 gün ve 3 saat şeklinde olmaktadır. Pazartesi, Çarşamba ve Cuma günleri, 09.00-12.00 saatleri arasında biraraya gelinecektir. Bu zaman araliginda gunluk aktivitelerin dışında 10.30 da ev yapimi bir ara öğün sunulacaktir.

Yaz Okulu buluşmalarından beklentim ne olmalı?
Uyum sağlama ve öğrenme becerileri yüksek, sosyalleşmeyi içselleştirmiş bir çocuk yetiştirmek, alternatif eğitim metodlarına öncelik tanınan yeni bir anne bakış açısı kazanmak, klasik oyuncaklara alternatif doğal ve geri dönüşümle kazanılmış oyuncaklarla keyifli oyun saatleri geçirmek olmalıdır.

Yaz Okulu buluşmalarında öğretmen kimdir?
Yaz Okulu buluşmalarında bir öğretmen yoktur. Grupların tamamında Uzman Psikolog Iraz Toros Suman ve Ritm Eğitmeni Turgut Suman moderatördür. Çocuk aktif katılımcıdır ve çocuğun yaşayarak öğrenmesi esas alınmaktadır.

Yaz Okulu buluşmaları nerede gerçekleşecektir?

Yaz Okulu buluşmaları Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın Çocuk Atölyesi’nde gerçekleşecektir.


Moderatörler

Uzman Psikolog Iraz Toros Suman

Ritm Eğitmeni Turgut Suman

iraztoros@yahoo.com

0 216 410 21 30, 0 506 380 70 81

Suadiye Mahallesi, Öğretmen Hayrullah Sokak, No 8

Suadiye/ Kadıköy

14 Nisan 2011 Perşembe

Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar





AİLE İÇİ İLETİŞİM SEMİNERLERİ-4
"Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar"


Nasıl bir çocuk yetiştimek istersiniz?

Mutlu? Kendine yetebilen? Özgüveni yerinde? Uyumlu? Yaratıcı? Kuralcı?
....

Özgüvenli çocuklar yetiştirmek için anne babaya düşen görevler nelerdir?
Özgüvenli bir çocuk yetiştirmenin bedeli sonsuz özgürlük müdür?
Çok fazla sınırlar ve kurallarla dolu bir dünya çocuğunuzun özgüvenini zedeler mi?
Çocuğunuzun yeteneklerine karşı nasıl duyarlılık geliştirebilirsiniz?
“Yaratıcı çocuk”a ithaf edilen anlamlar nelerdir?
Çocuklarda yaratıcılık sonradan kazanılan bir meziyet midir, doğuştan mı gelir?
Çocukların hayal gücü ve hayalleri neye işaret eder?

...

Her anne babanın hayatlarının bir döneminde mutlaka sordukları bu sorular sizin de gündeminizde ise..

Uçlar arasında gidip gelmek, bir çocuğun gözünden bu tartışmaya kulak vermek, empati yeteneği güçlü bir ebeveyne dönüşmek, gerçek vak’a örneklerini dinleyip fikir üretmek için Uzman Psikolog Iraz Toros Suman’ ın konuşmacı olduğu Aile İçi İletişim Seminerleri’ nin dördüncüsüne, "Çocuklarda Yaratıcılık, Özgüven, Özgürlük & Sınırlar" hakkında konuşmaya davetlisiniz..

Tarih:
24 Nisan 2010, Pazar,
14:00- 16:00
Yer:
Bizden1e, Kişisel Gelişim Merkezi, Bostancı
Ücret:
25 TL.
Kayıt ve Bilgi Almak İçin: iraztoros@yahoo.com

* Katılım kontenjanla sınırlıdır.Katılmak isteyenler 22 Nisan Cuma gününe kadar kayıt yaptırabilirler.

***
1980 doğumlu Iraz Toros Suman, İstanbul Bilgi Üniversitelerinde aldığı psikoloji lisans eğitiminin ardından bir kadın sığınma evinin kurucu müdürlüğünü yaptı. Bu deneyim aile içi iletişim problemlerinin geldiği son noktaya şahit olmasını; böylece çocuklarla çalışmanın önemini kavramasını sağladı.Bu dönemde uzmanlığını tamamladı ve tezini “aile içi şiddet” üzerine oluşturdu. Kadın sığınma evinde kurduğu oyun odası herşeyin başlangıcıydı. Sağlık bakanlığı çalışanı olarak geçirdiği yıllarda çocuklarla ilgili ölçme-değerlendirme süreçlerinde aktif olarak yer aldı.Normal gelişim gösteren çocukların yanısıra farklı gelişim gösteren çocuklarla bol bol çalışma fırsatı bulan uzmanımız, 2009’dan beri “Iraz’ ın Oyun Grupları” adlı oluşumu ile alternatif eğitim modellerinden esinlenen aktiviteler yaratarak ebeveyn katılımlı oyun grupları düzenliyor. Toros Suman aynı zamanda,İstanbul’ da özel bir merkezde aile danışmanı olarak çalışmakta.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Bir öncesi, bir sonrası, büyümeye dair..

Tamam sonunda!!!

Uzun zamandır bilgisayarımda ve aklımda bir adet "to do" list ile dolaşıyorum, tekrar ajandalı günlerime dönmem lazım aslında..İlk seminer 23 Ocak' da idi,konusu Çocuk Olmak ve Pozitif Disiplin idi, kalabalık ve sohbet doluydu, ben o kadar keyif aldım ki!!!Ki en önemli kısmı bu sanki, "iş" olmaktan öte "keyif" ise,iyi gidiyor herşey..
İlk seminere gelemeyenler notları ulaştırmamı istediler,ama tabiki hiç not tutmadım :)
Slide gibi şeyleri sanal bir ortama yükleme konusunda çok başarısız, bilgisiz ve ötesi isteksizim.Ama gözümü kapatıp beyin fırtınasını başlattığımda:

Kuralsız bir hayat düşünemiyorum..Hele de çocuklar için..Temel ihtiyaçları kendilerini güvende hissetmek iken, nasıl olurda kuralsız bir ortam onlara iyi gelir..İçselleştirmek istedikleri düzen; rutinleri olan ve tutarlı mesajların verildiği bir ortamdır aslında..
Sonra çok küçüklerken en temel motivasyonlarından biri "onaylanmak" tır çocukların..Onaylandıkça kendilerini "iyi" hissederler..O yüzden işte sizi sevindireceğini tahmin ettikleri birşey yaptıklarında taaa gözünüzün içine bakarak onay beklerler..Anne bak nasıl da iyiyim..Sizden "iyi" olduğuna dair mesajı aldığında hem kendiyle hem de dünyayla ilgili kararlarını verir çocuklar..Ben iyiyim, dünya güzel bir yer :)

Burada dikkat edilmesi gereken bu mesajı verirken abartmamak, çocuğun doğal hallerine ve sorumluluklarına değil sürece vurgu yapmaktır..Yani "aferin ne güzel yaptın bu kuleyi" değil, "güzel bir kule oldu bu" deyip "seni görüyorum" mesajını sağlam vermek gibi..Biz yetişkinler için bile onaylanmak çok önemli bir motivasyon kaynağı iken, çocukların da hoş sözler duymaya ihtiyaçları vardır tabiki, ama çocuk temel "başarı" duygusunu içinde yaşamaktadır..Ve illaki süreç odaklıdır..Önceleri kendi içsel motivasyonu için hareket eden çocuk bir süre sonra aferin için yapmaya başlayabilir ya da aferin duymazsa eksik kalabilir birşeyler.Ben duyduklarımdan bir kolaj yapıyorum hemen.."Aferin, bak yedin hepsini (doyana kadar yese yeterli bence), aferin ne güzel oturuyorsun sen(niye, oturmamak kötü birşey mi, ama ben şimdi kalkıp bir oyuncak almak üzereydim), aferin ne güzel ezberlemişsin o şarkıyı (ezberlemek için uğraşmadım, sevdiğim içn tekrar tekrar söylettim anneme;ama artık uğraşayım bu kadar güzel birşeyse ezberlemek), aferin yatağını toplamışsın ( görevim değil mi zaten)..Uzar uzar uzar..Çocuklar parantez içindeki cevapları vermiyorlar tabiki..Ama hissediyorlar bilinçaltlarında, kayda alıyorlar herşeyi..Peki sonra ne oluyor? Onaylanmaya alışmış çocuklar yaptıkları herşey için onay bekleyen üzgün yetişkinlere dönüşüyorlar..İçsel motivasyon için değil, dış kaynaklardan sunulacak onay için hareket eder hale geliyorlar..Sevgiliden, patrondan, hayattan..Onaylanmak için nefes alıyorlar adeta.. "Ben buyum" deme cesaretlerini de kaybetmiş oluyorlar bir miktar..Hayat bu kadar çok "aferin" sunmuyor hiçbirimize..

Ve asıl konuya dönersek..0-3 yaş arası çocuklar dünyanın nasıl bir yer olduğuna karar verirler, hani "7 çok geç" diyorlar ya, bence bu slogan "3 çok geç" şeklinde değişmelidir..Bu dönemde yaşanan tüm "ben" ve "benim" krizleri hem anne hem de psikolog olarak kabulumdur..Saygıyla izlerim oğlumu, öncelikli ihtiyacı "ben de varım" ve "benim dünyam" demek iken ona, "ama paylaş oyuncağını, ay bak ben çok üzülüyorum, sevmicek seni artık arkadaşın, bla bla bla.." demem..Zaten onun küçücük dünyasına aynı anda bu kadar "sevgisiz" mesaj göndermem, onun ihtiyacı "benim" diyebilmek iken "ama ona ver" demem, sonra "herşeyin zamanı var" der çocuğuma sarılır, hissiyatı doğrultusunda motive ederim onu minik minik..
Bir de tek mesaj meselesi var..Annenin ve babanın hatta bazı ailelerde anneanne, babaanne ve dedelerin tavırlarının birbirini tutması meselesi..
Ve sonradan "evet" e dönüşen "hayır" lar, "hayır" a dönüşen "evet" ler..Keşke karışmasa minicik zihinler bu kadar..Net olmamız öyle önemli yol haritaları ki çocuklarımız için..

Ve çocuklar da duyuyurlar..Evet evet duyuyorlar ve anlıyorlar..Çocuğun yanında "aaaaaa, asla süt içmez ki o" derseniz şahane bir pekiştireç yaratmış olursunuz, bunu duyan çocuk "içmediğimin onayı alınmıştır,aynen böyle devam" diyecektir rahatlıkla..Ya da "hiç dinlemiyor beni, bıktım artık, ne yapsam olmuyor" dediğinizi duyarsa arkadaşınıza, hakkında sürdürülen negatif hislerle dolu bu diyalogdan etkilenmemesi mümkün olur mu sizce..Yani; lütfen çocuğunuzun yanında onun hakkında negatif geri bildirimlerle yüklü diyaloglardan kaçının..

Bir de ödül ve ceza..Ödül ve ceza yetişkinlerin değerlendirmesidir..Bunun çocuk üzerinde ezbere almanın ötesinde bir etki yaratması pek olası değildir..Ceza alçaltıcıdır ve bunun "öğretici" bir tarafı yoktur..Öğrenmenin en etkili yöntemi "sonuçları deneyimlemek" ve yeni kararlar almaktır..Ceza ise bir başkasının kararlarının , anne ve babası da olsa, çocuk üzerinde tatbikidir..Ödül hakkında hislerim "aferin" ler hakkında hissettiklerimle aynı temelde..Yani bırakmalı çocuk her deneyimi kendi dünyasında değerlendirip "kendi kararlarını" oluşturabilsin..

Ve son olarak birkaç kolaylaştırıcı..Çocuklarınızla onların göz hizasından iletişim kurmaya dikkat edin, sizin en az iki katınız bir "dev" in yukardan yukardan konuştuğunu düşünün..En azından kritik anlarda bunu yapın, daha hızlı sakinleştiklerini göreceksiniz..Sonra bilen bilir, nature versus nurture gibi bir başka başlık açmalı bence psikoloji biliminde, "sezen anne" mi "bilen anne" mi..Şehir hayatı ve internet herşeyi bilebileceğimiz gibi bir yanılgıya düşürdü hepimizi..Google Teyze'ye soruyoruz, cevaplıyor, -evet bence google dişi :)- ama mesele bu adar basit olmamalı..Şunu yapabilmeliyiz sanki;içe dönüş/ içe bakış..Bir bakın içinize..Ne der iç sesiniz? Google dan önce kendinize sorun, biliyorsunuz aslında cevabı, ama örttünüz üstünü teknolojiyle, bilmek ihtiyacıyla, didaktik doktorlarınızın katı cümleleriyle, ve yaşamsal kaygılarla..Ama çocuğunuzu yetiştirirken lütfen "sezgi" lerinizi es geçmeyin..Ve lütfen iyi izleyin çocuğunuzu..Siz ondan bir yetişkin yaratmayın, yetişkine dönüşeceği zamanlarda kendi olabilmesi için destekleyin ve ihtiyaç duyduğu anlar dışında bırakın kendini yaşasın, bırakın sakince "kendi" olabilsin..

...

Yaklaşık iki buçuk saat idi ilk seminer,bunları konuştuk uzun uzun, konuştuk diyorum çünkü diyalog her zaman monolog karşısında daha güçlü durur benim mesleki yaşantımda..
Ve ikincisi var bu pazar
, "2 yaş sendromu, ve 3 ve 4.."
Hep der durur hem danışanlarım hem arkadaşlarım.."2 yaş sendromu dedik, yaşadık, ama bitmiyor ki"..

Evet bitmez çünkü adı "büyümek"..



...

"Pozitif Disiplin ve Çocuk Olmak" seminerinin tekrarı ise 27 Mart Pazar günü saat 12:00-14:00 arası Ankara' da Binbir Çiçek Montessori Önokulunda, Sevgili Hilal ve Ankara' lı annelerin ev sahipliğinde..Şimdiden teşekkürler nazik davetiniz için..Detaylı duyurumu yapacağım daha sonra tekrar..



...

Ve son söz: Büyümekse bu serüvenin adı, asla tek başına çocuk için değil, hep birlikte büyümek..


2 Şubat 2011 Çarşamba

İngilizce Oyun Grubu

Pek sevgili arkadaşım Yasemin' in beni çok heyecanlandıran duyurusunu paylaşmak istiyorum sizinle..Kardeş okul, kardeş şehir, vs..Tam olarak böyle hissediyorum; kardeş oyun grubu :)

Buyurun okuyun:
Çocuklar için 0-5 yaş arası dönem yabancı dil öğrenimi açısından büyük önem taşır. Doğumdan 5 yaşına kadar geçen dönemde çocuğun beynindeki nörofizyolojik mekanizma çok faaldir ve dil otomatik olarak beyne kaydedilir.

Dil eğitimi söz konusu olduğunda; çocukların yaratıcılıklarını canlı tutarak ve aktiviteler eşliğinde stimule ederek onları okul hayatına hazırlamak çok eğlenceli bir alternatiftir.

Bundan dolayı 24-36 ay ve üzeri çocuklar için hazırlanan İngilizce Oyun Grubu; çocukların yaşıtlarıyla sosyalleşirken yabancı dil öğreneceği sıcak bir ev ortamı sağlamayı amaçlamaktadır.

Yapılan eğlenceli aktivitelerle çocukların yabancı dile olabildiğince maruz kalması, sonraki dönemlerde çocuğun dili sevmesinde, aksansız konuşmasında ve gelecekteki yabancı dil eğitiminde büyük öneme sahiptir. Bu nedenle oyun grubu etkinliği süresince kullanılan dil sadece İngilizcedir. Bütün yönergeler İngilizce olarak verilir. Annelerle kurulacak sözlü iletişimde hedef çocukları desteklemek olacaktır.

Eğitim programı sadece yabancı dil öğretimine değil çocukların psikomotor becerilerinin gelişmesine, sosyalleşmelerine ve iyi bir eğitim almalarına yöneliktir. Çocuk eğitimi bir bütündür ve işbirliği ile sonuca ulaşabilinir. Bundan dolayı ailelere evde çocuklarının gelişimine katkıda bulunabilecekleri aktivite ve bilgi desteği sağlanacaktır. Yabancı dil gelişiminde tekrar ve süreklilik çok önemlidir.Uzun süreli eğitim planlaması en sağlıklı sonucu almak ve hedeflere ulaşmak için büyük önem taşımaktadır.

Oyun grupları haftada 1 gün, ortaklaşa belirlenen zamanda 1 saat süreyle olacaktır. Katılım en az 4, en fazla 8 çocukla olacaktır. Grupların sayıları çocukların yaşlarına gore farklılık gösterebilir. Programlar her yaş grubunun yapısına göre özel olarak hazırlanmıştır.

Oyun gruplarına katılmak için malzeme alma gerekliliği yoktur. Ancak zaman zaman ailelerden atık material, eski t-shirt gibi malzemeler istenebilir.


1981 doğumlu Yasemin Bayraktar Gazi Üniversitesi, İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunudur. Çeşitli anaokullarında İngilizce branş öğretmeni olarak çalışmış ve çift dilli okul öncesi eğitim programları hazırlamıştır ; “Yabancı Dil Konuşan Anaokulu Öğretmeni ’ sıfatıyla bu programların içinde aktif görev almıştır. Okul öncesi dönemde dil eğitimi ile ilgili günceli takip edebilmek için İngiltere’de geçirdiği eğitim döneminin ardından “Minigon and Friends” adlı okul öncesi çocukları için hazırlanan bir kitap projenin Yaratıcı Fikirler Ekibi’nde yer almıştır. Şu anda farklı kurumlarda çocuklar ve öğretmenler için eğitim programları hazırlamaktadır.

Oyun gruplarına katılım ve detaylı bilgi için:
yazbayraktar@gmail.com
534 855 36 56

...

Biz Rüzgar' la başlıyoruz, önce oynamak sonra da kulağına takılan, aklında kalanların tadını çıkarmak için!!!

13 Aralık 2010 Pazartesi

haberler ve partiler..

Aklım burda, fikrim de, bedenim koşturuyor..

Oyun gruplarım eve sığmadı, onları taşıdım :) Koşturdum tabi biraz..Rüzgar "yaşasın annem evde" idrakının coşkusuyla eteğimde!!!Evet evet, aynen öyle.."Nasıl olsa evde, hep buralarda" gibi bir durum söz konusu bile değil, aksine "madem evde, işi ne, benimle saatlerce oynayabilir, benimle yemek yiyebilir, tuvalete sadece onunla gitmem konusundaki mantıklı(!) talebimi her daim karşılayabilir ve hatta adanabilir" ruh haliyle dip dibe keyifli, benim için biraz yorucu ve ailecek şaşkınlığa sürüklendiğimiz bir ruh hali içinde..Herşey kabulum, özlemişim oğlumu..

Bunun haricinde, "evden çalışan anne şanslıdır" diye birşey yok..Evet, emin olun yok, ki bu ayrı bir konu..Evden çalışan annelere tüyolar temalı bir sobe başlatabilirim her an..

Aklım fikrim dopdolu ama elim kolum Rüzgar dolu..O yüzdendir ki pek yazamıyorum..

Oyun oynuyorum bolca, hem Rüzgar' la hem de oyun gruplarımdaki çocuklarımla..Ne enteresan bir bağ kuruluyor aramızda..Bu bir özet geçme yazısı olduğu için uzun uzun yazmayı başka bir post' a erteliyorum..

Iraz' ın Oyun grupları doğumgünü partileri yapmaya da başladı, ekleyemedşm fotoları, aynı sebeplerden, ama işte buradalar artık:










































Hazır partilere alışmışken, sırada Iraz' ın Oyun Gruplarının Yılbaşı Partisi var.

Hoşgeldin 2011, Oyunlar mı Getirdin..



Iraz' ın Oyun Grupları 2011' i çocukça bir parti ile karşılıyor..

Çocukça süsler, çocukların yapacağı süsler..
Çocukça şarkılar, çocukların söyleyeceği şarkılar..

Yılbaşı duvarını boyamak, belki kendini de boyamak...
Yılbaşı kartı hazırlamak, belki de bir yılbaşı ağacı..

Eve anılar götürmek, evdeki yılbaşı ağacına "ben yaptım oldu" süslerini eklemek için..

Çocukça hediyeler ve kocaman bir gülümseme için..

Anneler, babalar ama illa ki çocukların eğleneceği temalar..

Çocukça bir yeni yıl heyecanı yaratmak ve "Hoşgeldin 2011, Oyunlar mı Getirdin?" demek için..

Iraz' ın Oyun Grupları ile buluşmak, yeni yılı çocuklarla ve çocukça karşılamak için..

25 Aralık Cumartesi
17:00-19:00

Ucret: 15 TL
Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin: iraztoros@yahoo.com

Bekleriz efendim..